Soru 6: Kur'ân'da farz kılınan namazların şekli ve kaç rekat olduğuna dair bir emir yok. Farz rekatlar nasıl belirlenmiştir?
Cevap: Kur'ân'da farz olan namazın şekli ve rekat sayısı belirtilmiştir. Siz eksik okumanızla hemen peşin fetva vermeye kalkmayın. Evvela Kur'ân, "Ey inananlar, rükû edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki umduğunuza eresiniz" (Hac: 77) ayetiyle namazın rükûlu ve secdeli bir ibadet olduğunu belirtir. Başka ayetler de var bu konuda.
Ayrıca sefer esnasında Hz. Peygamber'e, askerlere namaz kıldırmasını emreden ayetten de farz namazların ikişer rekat olduğu açıkça anlaşılır. Ayet şudur:
"Sen de içlerinde bulunup onlara namazı başlattığın zaman, onlardan bir bölük seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. (Namazda olanlar), secde edince arkanıza geçsinler, bu kez namaz kılmayan öteki bölük gelsin, seninle beraber namaz kılsınlar, korunma(tedbir)lerini ve silahlarını da alsınlar. İnkâr edenler istediler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gaflet etseniz de birden üzerinize bir baskın yapsalar.
Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur. Ama korunma tedbirinizi alın (uyanık bulunun). Allah, kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır" (Nisa: 102).
Rahat namaz kılmak için
Soru 7: Peygamberimiz 23 yıllık peygamberliğinde sadece 3 mescit yaptırmıştır. Buna göre günümüzde adım başı cami yaptırmak yanlış değil midir?
Cevap: Hz. Peygamber, 10 yıllık Medine döneminde üç mescit yaptırmıştır. Bu demek değildir ki Peygamber'in yaptırdığı mescitler dışında mescit yoktu. Medine varoşlarında ve taşra köylerde oturanların mescitleri vardı. Peygamber dönemindeki mescitleri üçe indirgemek yanlıştır. Ayrıca soru da son derece yönlendirici ve önyargılıdır.
Adım başına mescit yaptırmak gereksizdir ama insanların rahatlıkla cemaatle namaz kılabilecekleri mesafelere mescit yaptırmak çok makbuldür. Hz. Peygamber, "Her kim bir mescit yaptırırsa Allah ona, buna karşılık cennette bir saray yapar" buyurmuştur. Mescit yaptıranlar, hastane ve okul yapılmasına engel olmazlar ki. Onlara da yardım ederler.
Cami, okul, hastahane ve yol. Bunlar hep sadak-i cariyedir. Kur'ân, bir canın yaşamasına sebep olan kişinin, bütün insanlığı yaşatmışçasına sevap alacağını buyurur. İşte hastahane yaptıranlar da nice insanın hayatının kurtarılmasına, ıstırabının dinmesine yardım ederek ebedi mutluluğa ererler.
Soru 8: Bugün bankaların verdikleri faize haram denmesi doğru mu?
Cevap: Avrupa standardında banka faizine haram demek Kur'ân'ın ruhuna uymaz. Bu düşüncenin değişmesi gerekir. Bunu birçok yazımızda vurguladığımız için burada yinelemek istemiyorum.
Kimler ebedi mutluluğa erer?
Kur'ân, bir canın yaşamasına sebep olan kişinin, bütün insanlığı yaşatmışçasına sevap alacağını buyurur. İşte hastahane yaptıranlar da nice insanın hayatının kurtarılmasına, ıstırabının dinmesine yardım ederek ebedi mutluluğa ererler
Haberin Devamı

