Peygamberimiz üstünlük iddiası yüzünden bir Yahudi ile kavga eden bir sahabisini uyarmış ve "Ben, kimsenin Matta oğlu Yunus'tan daha üstün olduğunu söyleyemem" buyurmuştur. Hz. Peygamber tevazuundan ötürü yahut asabiyete kapılarak üstünlük iddia etmeyi önlemek amacıyla böyle söylemiş olabilir. Demek istemiştir ki: "Size düşen, söylenenlere inanmaktır. Sizin kendi aklınızla falanı filandan üstün tutmaya hakkınız yoktur. Kimin kimden üstün olduğunu Allah bilir. Siz, peygamberlerin hepsine inanmak ve saygı göstermekle yükümlüsünüz. Onları birbirinden ayırdetmeniz doğru olmaz."
Yalnız şefaat hakkında rivayet edilen hadislerin, ahiret gününde hiçbir şefaatin olmayacağını, herkesin yaptığının karşılığını göreceğini vurgulayan Bakara 48'inci ve 254'üncü ayetlere ve benzerlerine aykırı göründüğü gibi Hz. Peygamber (s.a.v.)'in bilinen tevazuuna da aykırıdır. Kaldı ki bu rivayetlerin cümlelerinde de çelişki açıktır. Zira Hz. Peygamber hem Ademoğlunun efendisi ve en iyisi olduğunu, kıyamet gününde bütün peygamberlerin kendi bayrağı altında toplanacaklarını söylüyor hem de "yine övünmem" diyor. Eğer bu söz övünme değilse artık övünme nasıl olur?
Peygamber (s.a.v), böyle çelişkilerden uzaktır. Kur'ân'ı Kerîm'de ve kendisinin gerçekten Kur'ân'ın ruhuna uygun olan sağlam sözlerinde onun daima öteki peygamber kardeşleriyle beraber olma arzusunda bulunduğu ifade edilmektedir: "Onların arkadaşlığı ne güzeldir" (Nisa: 69), "De ki: Ben de sizin gibi bir insanım. Bana, Tanrınızın bir tek Tann olduğu vahyediliyor" (Fussilet: 6; Kehf: 110) ayetiyle kendisinin de öteki insanlar gibi bir insan olduğunu, sadece kendisine vahiy geldiğini söylemesi emredilen Peygamber'in, kendisinin bütün insan oğullarının efendisi olduğunu söylemiş olması Kur'ân'ın ruhuna ve kendi tevazuuna uymaz. "Ben Meryem oğlu İsa'ya, dünyada da ahirette de insanların en yakınıyım. Peygamberler baba bir kardeşlerdir, anneleri ayrıdır. Dinleri birdir" (Buharı, Enbiyâ, b. 48; Müslim, Fedâil: 145).
Şu olay, Hz. Peygamber'in ahirete ilişkin gaybı bilmediğini göstermektedir: "Osman ibn Maz'ûn ölünce bir kadın (veya Osman'ın karısı), 'Cennet sana kutlu olsun ey Maz'ûn oğlu' demiş. Allah'ın Elçisi, 'Nereden biliyorsun (onun cennete gideceğini)?' demiş. Kadın, 'Ey Allah'ın Elçisi, senin süvarin ve arkadaşındır' demiş. Allah'ın Elçisi (s.a.v), 'Vallahi ben Allah'ın Elçisiyim, buna rağmen bana (bir rivayete göre bana ve ona) ne yapılacağını bilmem' buyurmuş" (Buhârî, Cenâiz: 3, Ta'bîr: 13; İbn Hanbel, Müsned: 1/237, 335).
Kimin kimden üstün olduğunu Allah bilir
Peygamberimiz üstünlük iddiası yüzünden bir Yahudi ile kavga eden bir sahabisini uyarmış ve "Ben, kimsenin Matta oğlu Yunus'tan daha üstün olduğunu söyleyemem" buyurmuştur
Haberin Devamı

