Kasıtsız olarak yapılan hatalar günah değildir

Allah, kasıtsız yapılan hatalardan ötürü kulunu sorumlu tutmaz. Bilmeden domuz eti yemiş olmanız günah değildir

Haberin Devamı

Soru: Kanada'nın Toronto kentine, dayımın yanına gitmiştim. Orada yanlışlıkla domuz eti yedim. Bir Müslüman olarak bu durum beni fazlasıyla üzdü. Allah'tan defalarca af diledim, tövbe ettim. Bunun çini başka ne yapabilirim?

Cevap: Allah, kasıtsız yapılan hatalardan ötürü kulunu sorumlu tutmaz. Bilmeden domuz eti yemiş olmanız günah değildir. Üzülmenize gerek yok. Siz namazınızı kılın, dinin gereklerini yerine getirin. Geçmişte kalmayın, geleceğe bakın. Domuz eti yemekle herhangi bir haramı işlemek arasında fark yoktur. Ama bazı şeyler, zamanla halk arasında büyük bir öncelik, hatta islâm'ın en temel koşulu gibi bir önem kazanmıştır. Bunlardan birisi sünnet olmak, diğeri domuz etidir.

Sünnet, adı üstünde sünnetken pek çok farzın önüne geçmiş, Müslümanlığın temel şartı haline gelmiştir. Domuz eti de tıpkı içki içmek, kumar oynamak, yalan söylemek gibi bir günahtır. Hatta mukayese edilince, belki bireysel kaldığı için daha hafif kalabilecek bu yasak, bütün haramların en tepesine çıkarılmıştır. Adam zina eder, yalan söyler, rüşvet de alır. Bunlarda sorun görmez de domuz eti yemeyi İslâm'dan çıkmakla eş tutar. Oysa domuz eti yemek de diğer yasaklardan biridir. Onları yapan nasıl tevbeyle bağışlanırsa bunu yapan da tevbe ederse affolur.

İnsanlar kendi kendine din koyma veya yasaklan derecelendirme hakkına sahip değillerdir. Çünkü bu, dini yozlaştırır. Din sade ve kolaydır ama insanlar katkılarıyla onu zorlaştırıyorlar. Dinin sadeliğini korumak için şu buyruğu hiç unutmayalım: "De ki: Gördünüz mü Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerin bir kısmını haram ve bir kısmını helal yaptınız. De ki: Allah mı size böyle izin verdi yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?" (Yunus Suresi: 59).

Kuran'ın tevhit düşüncesine aykırı
Soru: Bir arkadaşımın cenaze namazında müftü şunları söyledi: "İki konuda sizleri uyarmak istiyorum. Benim söylediklerime uymayabilirsiniz ama yaptığınız şeyler yanlıştır. Definden sonra cenaze sahipleri yemek vereceklermiş. Bu kabul edilemez çünkü mekruhtur. Ayrıca cenaze omuzlara alınır, ne hızlı ne yavaş yürünerek taşınır. Taşınırken cenaze önüne geçilmez." Müftü mezarlığa geldiğimizde ise "... kişiyi, Cenabı Allah şefaat etme gücü olanlarla arkadaş etsin" dedi. Bu, inançlarımıza aykırı değil mi? (Fikret Karataş)

Cevap: Müftünün söylediği sözlerden ilk ikisi doğrudur. Müftü yanlış uygulamalara dikkat çekmek istemiştir. Ancak çok uzak yerlere bugün cenazeyi omuzlarda taşımak mümkün değildir. Müftü, yakın mesafeyi kastetmiş olmalıdır, "şefaat etme gücü olanlarla arkadaş etsin" cümlesi, Kuran'ın getirdiği tevhit düşüncesine aykırıdır ama ne yapalım ki hemen hemen bütün din görevlileri bu düşünceyle doğmuş, bununla büyümüştür. Bir gün inşallah gerçek öğrenilir, Kuran'ın tevhidine dönülür.

Doğum kontrol hapı kullanmak günah mı?
Soru: Ben yeni evli, 28 yaşında bir bayanım. Doğum kontrol ilacı kullanıyorum. Bunun dinimiz açısından bir sakıncası var mı? Günah mı? Acaba ileride çocuksuz kalmakla cezalandırılır mıyım?

Cevap: Döllenmeyi önlemek günah değildir. Günah olan kürtajdır. Döllenmeyi önlemenin bir çok tekniği var. Doğum kontrol hapları bunların en yaygınıdır. Karı kocanın karşılıklı rızasıyla kontrol hapları kullanmakta bir sakınca yoktur. Kontrol hapı kullanmanın, ileride çocuksuzlukla cezalandırılacağına inanmanın dini bir dayanağı olamaz. Nice kadın belli bir süre doğum kontrol hapı aldıktan sonra çocuk isteyince kullandığı bu hapları bırakıp çocuk sahibi olmaktadır.

Okurlarıma duyuru
Mealimi ve diğer eserlerimi nereden temin edebileceklerini soran okurlarım bunları aşağıdaki adresten bulabilirler:

Yeni Ufuklar Neşriyat Nuhkuyusu Caddesi No: 365 Bağlarbaşı Üsküdar/İstanbul
TEL: 0216 492 66 12
FAKS: 0216 492 66 13

DİĞER YENİ YAZILAR