Peygamberin, erkeklerden olduğu gibi kadınlardan da biat aldığını dünkü bölümde belirtmiştik. Biat el sıkışarak oy verme, Peygamber'e bağlılığını bildirme demektir. Mümtehine: 12'nci ayetten İslâm'ın kadına oy verme hakkını dahi tanıdığı anlaşılır. Ayette ayrı bir incelik daha vardır: "İyi bir işte sana karşı gelmeyecekleri" hakkında biat etmeleri istenmektedir. Peygamber'e dahi itaat, verilen emrin iyi, güzel olması şartına bağlanmıştır. Peygamber dahi olsa verdiği emir kötü ise ona itaat emredilmemiş, iyi iş emrettiği zaman itaat edilmesi buyurulmuştur. İşte bu, İslâm'ın genel prensibidir.
Kötü bir işte kimseye itaat etmek gerekmez. Kötü iş, Allah'ın rızasına aykırıdır. Allah'ın rızasına aykırı iş yapmak O'nu kızdırır. Yaratıkların hatırı için Yaratan'ı kızdıracak işler yapılmaz. Kur'ân, kadına oy verme hakkı getirdiği gibi İslâm Peygamberi de Allah önünde, erkeğe eşit saydığı kadına, dini görevlerin en kutsalı olan namazda, arkasındaki cemaate imam olma hakkını dahi tanımıştır. Kadının, kadın cemaate imam olabileceğinde oybirliği vardır. Ancak kadının, erkeklere de imam olup olamayacağı konusu ihtilaflıdır. Ebû Dâvûd, İbn Hanbel, Hâkim ve İbn Huzeyme'nin rivayet ettikleri hadise göre kadının, kendi ev halkı olan kadın ve erkeklere imamlık yapması caizdir.
Kur'an okuyan kadın
Hanım sahâbîlerden Ümmü Varaka adında bir ensâr kadını vardı. Kur'ân'ı cem'etmiş (ezberlemiş) olan bu hanıma, Peygamber (s.a.v.), kendi ev halkına namaz kıldırmasını emretmiştir (Ebû Dâvûd, Salât: b. 62, h. 592). İmam Ahmed ibn Hanbel, bu olaya dayanarak Kur'ân okuyan kadının, okumayan erkeklere imam olup teravih namazını kıldırabileceğine karar vermiştir. Ancak bu durumda kadın, cemaatin arkasında durur (İbn Tevmiyye, Fetâvâ: 23/248). Ümmü Varaka'nın müdebber (Müdebber: Sahibi ölünce özgür olacak köle demektir ) bir kölesi ve cariyesi vardı. Bu ikisi, (herhalde bir an önce özgürlüklerine kavuşmak için) geceleyin kalkıp Ümmü Varaka'nın ağzına bir bez kapayarak onu boğdular ve kaçtılar. Sabah olunca (Halife) Ömer, "Onları görüp bilen varsa getirsin" diye emir verdi. (Getirilen kaatillerin) asılmalarını emretti. Medine'de ilk asılanlar bunlardır (Ebû Dâvûd, Salât: b. 62, h. 591). Ömer, onun öldürüldüğü haberini duyduğu zaman şöyle demiştir: "Allah'ın Elçisi'nin dediği çıktı:'Haydi, o şehîdeyi ziyaret ediniz'demişti" (Hilyetu'l-Evliyâ: 2/63). Hz. Peygamber, savaşa veya sefere giderken kurayla hanımlarından birisini beraberinde götürürdü (Buharı, Cihâd: h. 1071).
Kadına imam olma hakkı da tanınmıştır!
Peygamberin, erkeklerden olduğu gibi kadınlardan da biat aldığını dünkü bölümde belirtmiştik. Biat el sıkışarak oy verme, Peygamber'e bağlılığını bildirme demektir...
Haberin Devamı

