Kader olayları değişmez

Haberin Devamı

DÜNDEN DEVAM
Rad Suresi’nin 39’uncu ayetine göre Allah dilediğini mahveder, siler, ortadan kaldırır. Dilediğini yerinde bırakır, sağlamlaştırır. Kendinden önceki ayetlerin ışığı altında okununca bu ayetin manası gayet açıktır. Ayet, “Her sürenin bir yazısı vardır” cümlesinin anlamını tamamlamaktadır. Yani yapılacak her şeyin yazılmış, tespit edilmiş bir zamanı vardır. Zamanı gelince Allah azabını indirir, dilediğini mahveder, silip ortadan kaldırır, dilediğini bırakır. Şirkin temsilcilerini yok eder, imanın temsilcilerini bırakır, batılı siler, hakkı kökleştirir. Hz. Ali de ayeti buna yakın bir anlamla tefsir ederek, “Allah dilediği kuşakları siler, kaldırır, dilediğini bırakır” demiştir. Ama müfessirler bu sınırda durmamışlar, ayeti istedikleri gibi çekip uzatmışlar ve düşüncelerini desteklemek için sahabilere ve Peygamber’e kadar uzanan rivayetler kaydetmişlerdir. Ancak Kur’ân’ın prensiplerine aykırı ve birbiriyle çelişik olan bu rivayetler sağlam değildir.

Bazı rivayetlerden saadet (mutluluk), şekavet (bahtsızlık, kötülük) ve ölüm dışında kaderin değişebileceği anlaşılır. Ancak kişinin yaratılışı, biçimi, ahlakı, eceli, rızkı, saadet ve şekaveti değişmez. Allah dilediği olayları siler, dilediğini bırakır. Fakat ana kitapta bulunan kader olayları değişmez. İbn Ömer’den ve İbn Abbas’tan gelen kimi rivayetlerde saadet, şekavet ve ölümün hatta yaratılışın yani şeklin, huyun, ecelin, rızkın değiştirilmeyeceği söylenirken Hz. Ömer’den ve Abdullah ibn Mesud’dan gelen kimi dualardan da saadet ve şekavetin değişeceği anlaşılmaktadır.

Hz. Ömer Kabe’yi tavaf ederken, “Allahım, eğer beni şekavet ehlinden yazmışsan beni oradan sil, saadet ve mağfiret ehli arasına yaz. Çünkü sen dilediğini siler, dilediğini bırakırsın. Ana kitap senin yanındadır” şeklinde dua ettiği, Abdullah ibn Mesud’un da aynı mealde bir dua okuduğu rivayet edilmektedir. Allah’ın kaderinden bazılarının değişeceği, bazılarının değişmeyeceği anlamına gelen bu tür rivayetler, birer tahminden ibarettir. Bu konuda tevatürle sabit, kesin bir hadis de yoktur. Böyle zayıf rivayetler üzerine inanç kurulamaz. Allah’ın kaderini, O’nun gizli işlerini, neyin değişip neyin değişmeyeceğini Allah’tan başka kimse bilemez. Çünkü bu gaybdır. Gaybı da yalnız Allah bilir.

DİĞER YENİ YAZILAR