Kader Allah’ın ezeli bilgisidir

SORU: Kader dendiği zaman, insanın başına gelecek olayların daha önceden Allah tarafından bilindiğini anlıyorum. “Kad kamet’is-salah”ın manasının “bu namaz kılındı” olduğunu öğrenmiştim. Kader için de benzer şekilde “bu hayat zaten bellidir” veya “yaşanmıştır” diyebilir miyiz?

Haberin Devamı

SORU: Kader dendiği zaman, insanın başına gelecek olayların daha önceden Allah tarafından bilindiğini anlıyorum. “Kad kamet’is-salah”ın manasının “bu namaz kılındı” olduğunu öğrenmiştim. Kader için de benzer şekilde “bu hayat zaten bellidir” veya “yaşanmıştır” diyebilir miyiz? (Hüseyin Temizel)

CEVAP: Kader, Allah’ın ezeli bilgisi ve her şeyi bir hesaba, ölçüye ve plana göre yaratmış olması demektir. O’nun bilgisine sonradan bir şey eklenmez. O, olmuş ve olacak her şeyi bilir. Esasen zamanüstü olan Allah’ın zatı için öncelik ve sonralık da yoktur. İşte Allah’ın bilgisi, bir anlamda O’nun planı, kaderidir. Fakat biz O’nun bilgisinin mahiyetini bilemeyiz. Kuran-ı Kerim’in çeşitli ayetlerinde geçen kader kelimesini gözden geçirirsek, bu kelimenin nasıl ve ne anlamda kullanıldığını daha açık ve net olarak anlayabiliriz.

Kuran’da kader, evrenin ve canlıların yaratılmasına ilişkin genel düzenlemelerin Allah tarafından yapıldığını ifade eder. Allah, kâinat olaylarını programlamış, bunların zamanlarını tespit etmiştir. Allah’ın ezeli hüküm ve takdirinin tersi olamaz. İnsan bunu böyle bilirse başına gelen olayın neden olduğuna, olmayan şeyin neden olmadığına üzülmez. Hadid Suresi’nin 23. ayetinde bu noktaya işaretle, “(Başınıza gelecek olayları, önceden bir kitaba yazdık) Ki elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve (Allah’ın) size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız” buyurulmuştur. Böyle yapılmıştır ki insanlar, “Neden rızkım azaldı, niçin şu sıkıntı başıma geldi, neden bu derde yakalandım?” deyip bunalımlara düşmesin. Allah kendisine sağlık, nimet, servet, mevki verince de bunu kendi çabasına, zekasına mal edip, “Ben zekam, çalışmam sayesinde bu nimete ulaştım” deyip gurura kapılmasın.

Kişinin ana babasını, doğacağı ülkeyi veya ırkı seçmek kendi elinde değildir. Ömrünün miktarı ve vücudunun karakteristiği Allah’ın takdirine bağlıdır. İnsan bunlardan sorumlu olmaz. Kaderin iki kesimi vardır: Külli kesim ve cüzi kesim. Allah’ın takdiri alanındaki külli kesimden insan sorumlu değildir. Ama kendi seçimiyle yaptığı işlerden sorumludur. Çünkü bunların oluşumu, insanın seçimine bağlıdır. Kuran bunu, “... sana gelen her kötülük de kendi(hatan yüzü)ndendir” (Nisa: 79) şeklinde anlatmıştır. “Kad kamet’is-salah” sözü, “namaz başladı” demektir.

DİĞER YENİ YAZILAR