KABİR AZABI VE SORUSU – 3

Abdullah İbn Ömer, öldürülen Abdullah İbn Zübeyr’in yanına gitmiş. Asılmazdan önce cesedinin bir tarafa atılmış olduğunu görünce Abdullah’ın annesi Esma’yı teselli ederek, “Bu cesetler bir şey değildir. Fakat ruhlar Allah katındadır” demiştir

Haberin Devamı

Müminin kabri aydınlatılır
Abdullah İbn Ömer, öldürülen Abdullah İbn Zübeyr’in yanına gitmiş. Asılmazdan önce cesedinin bir tarafa atılmış olduğunu görünce Abdullah’ın annesi Esma’yı teselli ederek, “Bu cesetler bir şey değildir. Fakat ruhlar Allah katındadır” demiştir. Ebu Hüreyre, Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Mümin, kabrinde yeşil bir bahçe içindedir. Kabrinde ona yetmiş arşın genişliğinde yer açılır ve dolunayın aydınlattığı gibi onun kabri aydınlatılır. Zikrimden dönen için dar bir geçim vardır (Tâhâ Suresi: 124) ayetinin, kimin hakkında indiğini biliyor musunuz? ‘Allah ve Resulü daha iyi bilir’ dediler. Buyurdu ki: Kabir içinde kafirin azabı şöyledir: Ona doksan dokuz tenin musallat edilir. Tenin nedir biliyor musunuz? Doksan dokuz yılandır. Her yılanın yedi başı vardır. Kıyamete değin bu yılanlar onu yalarlar, cismine (zehir) üflerler.”

Gazali, bu hadisi şöyle açıklıyor: “Burada, anılan sayıda şaşılacak bir şey yoktur. Bunlar kibir, riya, haset, gill, kin gibi kötü ahlaktan türeyen yılan ve akreplerin sayısıdır. İnsandaki kötü sıfatların sayılı kökleri vardır. Bu köklerden belli sayıda dallar çıkar. Bu kötü sıfatların kendileri helak edicidir. İşte bu sıfatlar akreplere, yılanlara dönüşür. Bunların kuvvetleri tenin (ejderha) gibi, zayıfları da akrep gibidir. Kuvvetli ile zayıf arasında bulunanlar da küçük yılan gibi eziyet eder.”

Kalp ve basireti açık olanlar, bu helak edici sıfatların manevi durumunu ve bunlardan dallanan sıfatların manevi biçimlerini gönül gözü nuruyla görürler. Ancak bunların sayısı, yalnız peygamberlik nuruyla bilinir. Bu tür haberlerin gizli sırları vardır. Bu gizli sırlar, basiret sahiplerince görülür. Nasıl melek insanlara ve hayvanlara benzemezse kabirdeki yılanlar, akrepler de bizim dünyamızdakiler türünden değildir. Ancak başka duyularla algılanabilirler. Bunu, uyuyan kimsenin rüyada gördükleriyle karşılaştırabiliriz. İnsan rüyada kendisini yılan ısırdığını görür. Bundan acı duyar, hatta sen onun uykuda bağırdığını, alnının terlediğini görürsün. O kişi bunların hepsini ruhuyla duyar. O kimse azap çekmektedir ama sen onun azabını göremezsin.

YARIN: “O gün her nefis yaptığı her hayrı hazır bulacaktır.”

DİĞER YENİ YAZILAR