Kabir azabı ve sorusu – 2

Firavun ailesini azabın en kötüsü kuşattı: Ateş!

Haberin Devamı

Firavun ailesini azabın en kötüsü kuşattı: Ateş!
Ebu Hüreyre diyor ki: “Allah’ın Resulü, kafirin ruhunun kötü koktuğunu anlatırken gömleğini burnuna tuttu” (Müslim, Cennet, 17, H. 75). İbn Hazm da kabir azabının, bedenden ayrılan ruha olacağını söylüyor. Çünkü Yüce Allah, “Firavun ailesini azabın en kötüsü kuşattı: Ateş! Sabah akşam ona sunulurlar (dünya durdukça azap böyle sürer). Kıyamet koptuğu zaman da ‘Firavun ailesini azabın en çetinine sokun’ (deriz)” buyurmaktadır. Bu sunulma, kabir azabıdır. Ayetten, azabın ruha olduğu açıkça anlaşılmaktadır (el-Fasl, 4/ 67). “Şekk üzerine yakin (kesin bilgi gerektiren inanç) kurulamaz” genel prensibinin gereği, inanç sorunlarının, garip niteliğindeki kişi haberi üzerine kurulamayacağı açıkken, maalesef bir iki kişi haberlerine dayanılarak ruhun, kabirde tekrar cesedin içine sokulacağı, ehl-i sünnet inancı olarak asırlarca öğretilmiştir.

Oysa bu kanaat, ilmi gerçeğe aykırı olduğu gibi nakil bakımından sağlam bir delilden de yoksundur. Ruhun, cesedin içine tekrar gireceği varsayılırsa hiç kabre konulmayan, hayvanlar tarafından parçalanıp yenilen, yanıp kül olan cesede ruhun girmesi nasıl izah edilecektir? Çünkü bu durumda ceset yoktur. Yok olan bir maddeye ruhun girmesi söz konusu olamaz. Hadislerde kastedilen gerçek şudur: Ruh, içinde uzun süre yaşadığı, kemal kazandığı bedenden ayrıldıktan sonra hem ayrıldığı bedenini görür hem de bedeninin şeklini latif cisim olarak koruduğundan, kendisini aynen beden içinde hisseder. Nasıl ki insan rüyada, yaşadığı olayları, ruh olarak yaşadığı, gördüğü halde bedenle yaşıyor, görüyor zanneder, rüyada dolaştığı yerleri, bedensiz olarak dolaştığının farkında değildir.

Ölüm halinde tamamen bedenin etkisinden kurtulan ruh, gezer, dolaşır, içinde yaşadığı bedenin de çevresinde bulunur, hatta ilk anda henüz yeni bedenden kurtulduğu için kendisini hâlâ beden içinde sanır. Yoksa ruhun bir daha bedene dönmesi, ona yeniden hayat vermesi, maddi bedenin kalkıp oturması, başın kabrin tahtalarına değmesi mümkün değildir. Bu, Allah’ın yaratış yasasına ve ayetlerin açık ifadesine aykırıdır.

YARIN: Mümin kabrinde yeşil bahçe içindedir.

DİĞER YENİ YAZILAR