Soru: Sayın hocam, camide vaazlarda, gazetelerin köşe yazılarında sizin gibi din alimlerinin insanlara öncelikli tavsiyesi, israfçı olmayın, mütevazı görünün. Bu, hadislerle, ayetlerle pekiştirilir. Başbakan Tayip Erdoğan'ın kızının düğününü gazetelerde okudum. Din yolunda olduğunu her haliyle hissettiren bir ailenin israflı, gösterişli düğününü nasıl görüyorsunuz? Milyonlarca kişinin açlık sınırında olduğu bir ülkenin başbakanının kızının düğünü böyle mi olmalıdır? Halife Ömer, Osman, Ali böyle mi yaşardı? (Nuri Çelen / Yalova)
Cevap: Bizler, Hz. Ömer'in adaletini, devlet malını kendi çıkan için kullanmamaya nasıl özen gösterdiğini çok dinledik ve çok anlattık. Şu fıkra dillere pelesenk olmuştur:
Hz. Ömer akşamın geç saatlerinde, mum ışığında bürosunda çalışırken yanına Hz. Ali veya hatırlı bir arkadaşı gelir. Selam verir. Halife, selamı almaz. Yazısını yazar, işini bitirdikten sonra mumu söndürür, sonra arkadaşının selamını alır. Sebebini şöyle izah eder: "Bu mum devletin malıdır. Senin selamını alıp seninle konuşsam kamu malı olan mumu kendi özel işim için kullanmış olurum. Bundan çekindiğim için kamunun işini bitirip mumu söndürdüm. Şimdi seninle sohbet edebiliriz."
Sanırım halkın çoğunluğu, Hz. Ömer adaletini uygulayacağı umuduyla sayın Tayyip Erdoğan'a ve partisine oy verdi. 1.5 yıllık iktidarı döneminde Sayın Erdoğan çok güzel şeyler yaptı. Türkiye'yi AB'ye yaklaştıran reformları devrim sayılır. Ne var ki görkemli hanedan düğünlerini de bastıran şu düğünler, israfı haram kılan, tevazuu emreden İslâm'a uymaz.
Özel hayatlarında İslâm'ı yaşayan insanların gösterişten, lüksten uzak durmalan gerekir. Lütfü Kırdar Salonu'nda, 7000 kişilik davetli ve 5500 polisin korumasıyla yapılan düğün, bir güç gösterisi şeklinde algılanmıştır. Muhakkak ki Recep Bey'in böyle bir amacı yoktur ama olay böyle algılanmıştır. Halk böyle mi düğün yapıyor? Acaba bu gösterişi ekranlardan izleyen halk, bir yandan imrenirken bir yandan da kıskançlık duymaz mı? Oysa İslâm geleneğinde, çarşıdan alınmış olan bir meyveyi eve götürürken, alamayacak durumda olanların canı çekmesin diye örtülü bir kap içinde götürülür. Bu düğün, resmi sıfatı ne olursa olsun, kişinin özel işidir. Özel düğünde devletten maaş alan 5500 polisin görev yapması hoş karşılanmamıştır. Söz değil, öz önemlidir. Yoksa israftan uzak durmayı, adaleti, tevazuu, halk gibi yaşamayı söyleyip durmanın hiçbir anlamı olmaz.
Bize yukarıdaki eleştiri faksını gönderen sadece bir kişi değildir. Milyonların düşüncesini yansıtmaktadır. Hz. Ömer, kendisine hatalarını söyleyenlerin bulunmasından ötürü Allah'a hamdetmiştir. Bu yazımız eleştiriden çok dinimizin, "iyiliği hatırlatma" prensibi gereğidir. Yönetimin başındakilere, yanlışlarını anımsatma yerine, "Her ki sultan bi koned şîrînest: Sultan ne yaparsa tatlıdır, doğrudur" diyenler artarsa yönetim bozulur, toplum kaybeder. Gösterişlerden uzak durulması dileğimle.
İyiyi tavsiye
Soru: Sayın hocam, camide vaazlarda, gazetelerin köşe yazılarında sizin gibi din alimlerinin insanlara öncelikli tavsiyesi, israfçı olmayın, mütevazı görünün. Bu, hadislerle, ayetlerle pekiştirilir
Haberin Devamı

