(Dünden devam)
Cennet ehlin in curden murden (henüz yüzünde tüy bitmemiş taze gençler) olacağı, kâfirlerin ise azı dişlerinin Uhud Dağı kadar olacağı şeklindeki rivayetler de bu görüşü destekler. "Ayetlerimizi tanımayanları, yakında bir ateşe sokacağız, derileri piştikçe azabı tatmaları için onlara başka deriler vereceğiz. Şüphesiz Allah daima üstündür, (hüküm) ve hikmet sahibidir" (Nisa: 565), "Gökleri ve yeri yaratan, o(insa)nların benzerini yaratamaz mı?" (Yasin: 81, keza bkz. İsra: 99) ayetlerinde de buna işaret vardır. "Şayet, 'Bu takdirde sevap ve ceza gören beden, itaat etmiş veya günah işlemiş olan beden değildir' denilirse, biz deriz ki: Önemli olan, ruhtur çünkü azabı algılayan odur. Ruh, nimet ve azabı başka bir beden içinde algılamış olsa da algılayan kendisi olduğu için sonuç değişmez."
Gerçeklik açısından mükâfat veya cezayı hak eden ruhtur. Algı ve iradeyle yapılan itaat ve isyanın kaynağı ruhtur (iradesiz yapılan bedensel eylem suç sayılmaz. Uyurgezerin, eyleminden sorumsuz olması gibi). Ama görünüş açısından sorumluluğun başlangıcından ölünceye dek, beden parçalarının tamamını iade etmek gerekir ki, bunu Mu'tezile de söylemiyor. En iyisi, bu konuda nakil deliliyle yetinmektir.
"Kalkıp Rablerine koşuyorlar"
Haşr ve irade, Peygamber'in bildirdiği olağan bir olaydır. Özellikle bizim Peygamberimizin böyle söylediği tevatürle sabittir. Bunu belirten birçok ayet vardır: "Bilmez mi, kabirlerde olanlar dışarı atıldığı, göğüslerde olanlar devşirildiği zaman, (evet,) o gün Rableri onların her halini haber almış (gizli ve açık bütün yaptıklarını bilmiş)tir" (Âdiyât: 14/9-11). "İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor? Evet, toplarız, onun parmak uçlarını düzenlemeye gücümüz yeter" (Kıyamet: 31/3-4). "Sûr'a üflendi. İşte onlar kabirlerden (kalkıp) Rablerine koşuyorlar. Dediler: Vah bize, bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? İşte Rahman'in vaad ettiği şey budur. Demek Peygamber doğru söylemiş" (Yasin: 41/51-52).
"Kendi yaratılışını unutarak bize bir mesel verdi: 'Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?' dedi. De ki: Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratmayı bilir" (Yasin: 41/78-79). "De ki: 'İster taş olun, ister demir. İster gönlünüzde büyüyen, (aklınıza tuhaf gelen) herhangi bir yaratık, (ne olursanız olun, Allah sizi mutlaka diriltecektir). Bizi kim tekrar (hayata) döndürebilir?' diyecekler. De ki: 'Sizi ilk defa yaratan (döndürür). Sana alaylı alaylı başlarını sallayacaklar ve 'Ne zaman o?' diyecekler. 'Pek yakın olabilir' de" (İsrâ: 50/50-51). (Devam edecek)
İtaat ve isyanın kaynağı ruhtur
Cennet ehlin in curden murden (henüz yüzünde tüy bitmemiş taze gençler) olacağı, kâfirlerin ise azı dişlerinin Uhud Dağı kadar olacağı şeklindeki rivayetler de bu görüşü destekler
Haberin Devamı

