İstekli değilseniz öğrenemezsiniz

Osmanlı harfleriyle Ankara'dan yazan okuyucum N. Ortalı, aşağıdaki ayetlerin açıklamalarını rica ediyor.

Haberin Devamı

Osmanlı harfleriyle Ankara'dan yazan okuyucum N. Ortalı, aşağıdaki ayetlerin açıklamalarını rica ediyor.

''45 - Kur'ân okuduğun zaman seninle, ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

46- Kalplerine - onu anlamalarına engel olacak- kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyarız. Kur'ân'da yalnız Rabbini andığın zaman (tek Tanrı inancından hoşlanmadıkları için) arkalarına dönüp kaçarlar" (Isra: 45-46).

Müşrikler, inkârlarında direnerek Peygamber (s.a.v.)'in bütün çağrılarıyla alay ediyor, "Boş yere uğraşma, senin çağrına karşı gönlümüz tıkalıdır, kulaklanmızda ağırlık, seninle bizim aramızda perde vardır. Biz senin sözünü anlamaz ve dinlemeyiz" diyorlardı. Onların bu sözleri, "Dediler ki: Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içinde, kulaklarımızda bir ağırlık ve seninle bizim aramızda bir perde var. Sen yap yapacağını, biz de yapıyoruz" (İsrâ: Fussilet: 5) ayetinde anlatılmıştır.

İşte bu ayetlerde onların bu inatçı, alaylı sözlerine işaretle Kur'ân'a karşı onların gönülleri ve kulakları yani anlama ve dinleme duyuları üzerinde perde bulunduğu belirtiliyor. Gönülleri ve kulakları üzerine konan perde, gerçekte kendi isteksizliklerinden meydana gelen psikolojik bir engeldir.

İnsan bir sözü, bir konuyu anlamak için istek göstermezse anlayamaz. Bir öğrenci, öğretmenin sözünü anlamak için kendisini hazırlamaz, öğretmen ders anlatırken onun aklı başka şeylerle meşgul olursa, öğretmen konuyu yüz kere de yinelese o öğrenci yine bir şey anlayamaz. Konuyu anlayabilmek için önce anlama isteği gerekir.

İşte müşrikler bu isteği göstermiyorlardı. Peygamber Kur'ân okumaya başladıkça onlar başka şeyle meşgul oluyor, konuşuyor, gürültü ediyor, katiyen anlamak niyetiyle dinlemek istemiyorlardı. İşte Peygamberle onlar arasına gerilen gizli perde, gönüllerinin ve kulaklarının üzerine vurulan kılıflar, onların bu isteksizliklerinden oluşan psikolojik perdelerdir. Bu durum, onların dinlemesine ve anlamasına engeldir.

Bu psikolojik olay, o inatçıların kendi davranışları sonucu meydana gelmekle beraber Allah'ın kanunları içinde oluşur. Onlar isteksizlik gösterince Allah'ın kanunlan içerisinde o anlamazlık ve duymazlık hali meydana gelir. Bu hali yaratan da Allah'tır. Fakat bu yaratma, onların isteklerine göre olmuştur. Yani fiilin malzemesi, nedenleri, onlann davranışlarıdır. Bunun için ayet, onların kör taassup ve inatlarını belirtmekte ve kınamaktadır.

"Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki onları hiç işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak döner. İşte onu, acı bir azap ile müjdele" (Lokman: 7) ayeti de müşrik insanın bu psikolojik halini belirtmektedir. (YARIN: Hac: 46)

DİĞER YENİ YAZILAR