İşte ibret alınacak bir fıkra...

Allah'ın bir ismi Gafur (çok bağışlayan), bir ismi Rahîm (çok acıyan), bir ismi Afuvv (çok affeden), bir ismi Tevvâb (tevbeyi çok kabul eden)dır

Haberin Devamı

Allah'ın bir ismi Gafur (çok bağışlayan), bir ismi Rahîm (çok acıyan), bir ismi Afuvv (çok affeden), bir ismi Tevvâb (tevbeyi çok kabul eden)dır. Bu isimler pek çok ayetin sonunda vurgulanır. Hafız-ı Şîrâzî'nin dediği gibi eğer her haram şarap gibi sarhoş etseydi, sokakta ayık gezen çok az insan bulunurdu.

Hz. İsa'ya zina etmiş bir kadın getirirler. Yahudi şeriatına göre bunu taşlatmasını isterler. Hz. İsa kalabalığa dönerek "İçinizde hiç günah işlememiş birisi ona bir taş atsın" der. Hiç taş atan çıkmaz. Çünkü ötekilerin günahı bu zavallınınkinden çok daha fazladır ama onlar suçlarını gizlemesini bilmişler, bu zavallı ise gizleyememiş.

"Fazla hırpalamadım"
Hz. Ali'nin bir cariyesi zina etmiş. Hz. Ali ona sadece bir iki tokat vurmuş, ağır biçimde hırpalamamış. Ve Hz. Peygamber'e, "Cılızdı. Vursam ölür diye korktum. Onun için fazla hırpalamadım" demiş. Peygamberimiz de, "İyi etmişsin" diye buyurmuş. Şimdi biz bu konuyu Şeyh Sa'dî'nin ibret verici bir fıkrasıyla noktalayalım:

Bir emir (bey), bir derviş cemaatine maaş bağlatmış. Bu dervişlerden biri, dervişlere yakışmayacak bir iş yapmış, bir günah işlemiş. Bunu duyan emir, adamların ödeneğini kesmiş. Perişan duruma düşen grup, durumu Şeyh Sa'dî'ye anlatmış. Sa'dî de durumu düzeltmek için ahbabı olan emire gitmiş. Müsaade isteyip içeri girmiş ve hemen kapı önünde oturuvermiş.

Ödeneği iade etmiş
Emir, "Efendim, orada oturmanız olur mu hiç. Başımın üstünde yeriniz var" dediği Sa'dî'yi tahtının yanına oturtmuş ve arzusunu sormuş. Sa'dî de durumu emire kısaca anlatmış:

"Falan kişilerin ödeneğini kesmişsiniz. Perişan duruma düşmüşler."

"Ama onlardan kimileri, dervişlere yakışmayacak işler yaptı."

"Bize Allah'ın ahlakıyla ahlâklanmamız emredilmiştir. Allah'ı bir düşünsene. Beslediği kullan içinde kendisine isyan edenler, itaat edenlerden çok fazla. Eğer Allah, her günah işleyenin rızkını kesseydi, dünyada sağ insan çok az kalırdı. Halkın çoğu açlıktan ölürdü." Hafız-ı Şîrâzî'nin bu sözü üzerine emir, dervişlerin ödeneğini, eski kestikleriyle birlikte iade etmiş.

DİĞER YENİ YAZILAR