"İşte asıl ziyana uğrayanlar"

Soru: İki surede, "Kıyamet günü hem kendilerini hem ailelerini perişan ederler" deniyor. Bunun anlamı nedir? (Gülçin Fırat)

Haberin Devamı

Soru: İki surede, "Kıyamet günü hem kendilerini hem ailelerini perişan ederler" deniyor. Bunun anlamı nedir? (Gülçin Fırat)

Cevap: İşaret ettiğiniz ayetler, Zümer ve Şura surelerinde bulunmaktadır. Her iki yerde de zalim, kibirli insanların cehenneme sunuluş ve cezalandırılış biçimi canlandırılmaktadır: "Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk edin. De ki: Ziyana uğrayanlar kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini ziyan edenlerdir. Dikkat edin, işte bu apaçık bir ziyandır" (Zümer: 15).

Allah'tan başkasına tapanlar, kıyamet gününde yalnız kendilerini değil, aynı zamanda ailelerini de kaybederler. Çünkü aileleri Mümin iseler, yolları başka olduğu için onlarla beraber olmazlar. Eğer kâfir iseler, onların da şirkte kalarak cehenneme girmelerine sebep olur ve öylece kendilerini mahvettikleri gibi ailelerini de mahvederler. İşte asıl ziyan budur. Burada verilen mesaj, suçlu, kötü ahlaklı, inançsız insanların kendi canlarını felakete sürükledikleri gibi yönlendirdikleri ailelerinin de mahvına sebep olacaklarıdır. Aynı şey, Şura Suresi'nde, cennette bulunan Müminlerin dilinden anlatılıyor.

"Azap içindedirler"
"İnananlar ateşe sürülen zalimlere bakıp birbirlerine, işte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem ailelerini ziyan edenlerdir. Bakın, gerçekten zalimler sürekli bir azap içindedirler' derler" (Şura: 45). Suçlular ateşe sunulurlar. Dünyadaki kibirleri kırılır, hakaret altında ezilirler. Cehennemden korktukları yahut yaptıklarından utandıkları için başlarını kaldırıp bakmaya cesaret edemez de göz ucuyla bakarlar. Onların bu durumunu gören Müminler, "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamette hem kendi canlarını hem de ailelerini ziyan eden kimselerdir" derler.

Şahnenin sonunda zalimlerin mutlaka sürekli azap içinde olacakları ve Allah'tan başka onlara yardım edecek veliler (koruyucular) bulunmayacağı, Allah'ın, sapıklıkları içinde terk ettiği kimselerin doğru yolu bulamayacakları vurgulanır. Onlar Allah'ın gösterdiği yola gelmedikten sonra artık onları kim yola getirebilir? Çünkü O'nun gösterdiği yoldan başka doğru yol yoktur. Başka yolların hepsi sapıktır, çıkmazdır. Tek doğru yol, Allah'ın gösterdiği yoldur. O'nun yoluna girmeyenler, başka doğru yol bulamazlar ve cehenneme varır, azaptan kurtulamazlar.

DİĞER YENİ YAZILAR