Hz. Osman'ın katlinden sonra Hz. Ali'ye biat edilince Talha ve Zübeyr Mekke'ye gittiler. Hac'da bulunan Hz. Ayşe ile görüştüler. Osman'ın kanını aramak üzere Basra'ya gitmeye karar verdiler.
Halkı da bu maksatla savaşa çıkardılar. Hz. Ayşe, devenin üstündeki hevdeci (küçük çadır) içinde komuta ettiği için bu olaya "Cemel Olayı" denilmiştir. Ayşe'nin komuta ettiği orduya katılmayan Ebubekre bunun sebebini şöyle anlatmıştır:
"Peygamber Aleyhisselâm, Kisrâ'nın kızının İranlılar'a kraliçe olduğu haberini duyunca buyurdu ki: 'Başlarına bir kadın geçiren kavim, asla iflah olmaz!' Allah, beni bu sözle yararlandırdı da o savaşa katılmadım." (Buhârî, Fiten: 18; Fethu'l-Bârî: 8/97).
Nasıl din hükmü olur?
Şimdi bu rivayette taşlanan, Hz. Ayşe'dir. Peygamber Aleyhisselâm, gerçekten öyle söylemiş olsaydı, Hz. Ayşe'nin Cemel Olayı'na katılmaması, Talha ve Zübeyr'in de onu başlarına geçirmemeleri gerekirdi. Kur'ân'a ters, olaylara da aykırı olan bu rivayetin doğruluğu kuşkuludur.
Ayetlerin genel anlamı, böyle vâhid haberiyle daraltılamaz. Eğer bu rivayet doğru ise sadece Ebubekre'yi bağlar. Çünkü diğerleri bunu bilmedikleri için uygulamamışlardır.
Diğer sahâbîlerin bilmediği ve uygulamadığı bir kişi haberi, nasıl olurda bir din hükmü sayılır? Zaten bu, gerekli bir din hükmü olsaydı, Peygamber Aleyhisselâm bunu ilan eder ve ashabına böyle bir şey yapmamalarını bildirirdi.
Toplumsal faaliyetler
Görülüyor ki İslâm, kadını toplumdan ayırıp dört duvar arasına kapatmamıştır. Peygamber devrinde Müslüman kadın, hemen bütün toplumsal faaliyetlere etkin biçimde katılmıştır.
Sonradan koyulaştırılan uygulamayı İslâm'a mal edip kabahati İslâm'a yüklemek gerçekten büyük bir hatadır.
Batı toplumlarında, yakın zamanlara kadar evlenen kadının mülkiyet hakkı kocasına geçerdi. Dünyanın en ileri ülkelerinden biri olarak kabul edilen İsviçre'de bile kadınlara oy hakkı ancak birkaç yıl önce verilmiştir.
Oysa İslâm, 15 asır önce kadına, bütün işlemleri yapma hakkı verdiği gibi nikâh esnasında konulacak bir şartla kocasını boşama hakkı dahi vermiştir ki bunlar, o günkü dünya koşullarıyla karşılaştırılırca kadın yararına yapılmış gerçekten de çok büyük devrimlerdir.
İslam, 15 asır önce kadına oy hakkı verdi
Hz. Osman'ın katlinden sonra Hz. Ali'ye biat edilince Talha ve Zübeyr Mekke'ye gittiler. Hac'da bulunan Hz. Ayşe ile görüştüler. Osman'ın kanını aramak üzere Basra'ya gitmeye karar verdiler
Haberin Devamı

