İslâmiyet umut ve kurtuluş ışığı sunuyordu

2- Yeni dine inanan ilk insanlar, daha ziyade fakirler, köleler, zayıf halk tabakasıydı. Çünkü değerin zenginlik ve soyda değil, takvada, iyi ahlâkta, ruhta olduğunu söyleyen din, bu zayıf kesime umut ve kurtuluş ışığı sunuyordu

Haberin Devamı

(Dünden devam)
2- Yeni dine inanan ilk insanlar, daha ziyade fakirler, köleler, zayıf halk tabakasıydı. Çünkü değerin zenginlik ve soyda değil, takvada, iyi ahlâkta, ruhta olduğunu söyleyen din, bu zayıf kesime umut ve kurtuluş ışığı sunuyordu. Bu dinin tabanda yayılmaya başlamasından rahatsız olan Kureyş liderleri de özellikle korumasız Müslümanlara karşı baskılarını gittikçe artırıyordu. Mekke'de yaşama imkânı bulamayan bazı Müslümanlar, Habeşistan'a sığınmak zorunda kalmışlardı.

Kehf Sûresi'nde, imanlarını kurtarabilmek için kaçıp mağaraya sığınan gençler topluluğunun öyküsü, imanlarını kurtarmak için Habeşistan'a göç etmek zorunda kalan bu Müslüman gençlerin durumuna ne kadar benzemektedir!

3- İsrailoğulları'nı kurtarmak üzere Firavun'a gönderilen Hz. Musa, ondan şiddetli muhalefet görmüş, İsrailoğulları Firavun'un çeşitli baskılarına, işkencelerine maruz kalmıştı. Hz. Muhammed (s.a.v.) de Kureyş kabilesinden ve onların güdümündeki Araplardan şiddetli muhalefet görüyordu. Hatta Mekke döneminin sonuna doğru Kureyş, tıpkı Musa'yı ve kavmini yakalamak üzere ordusuyla onun ardına düşen Firavun ve adamları gibi toplanıp Hz. Muhammed'i ortadan kaldırmaya karar vermişti.

Yoksulları eziyorlardı
İşte Musa ve Firavun kıssasının çeşitli vesilelerle çeşitli kesitlerinden anlatılması, bu baskılan yapanların bir gün Firavun gibi helak olacaklarını vurgulamak, onların baskılarına maruz kalanlara da moral verip sabır ve dayanma güçlerini artırmak amacına yöneliktir.

4- Arapların zenginleri de Ad ve Semûd kavimleri gibi Mekke kayalıkları üzerine taş evler yapıyor, rahat yaşıyor, yoksulları eziyor, köleleri bir eşya gibi kabul ediyorlardı.

5- Araplar da İbrahim kavmi gibi putlara tapıyor, meleklerin, cinlerin veya insanların sembolleri olarak yapılmış olan heykellerden medet umuyor ve onların Tanrı olamayacağını söyleyen Hz. Muhammed'in vücudunu ortadan kaldırmaya çalışıyordu.

6- Araplar arasında da Lût kavminde olduğu gibi oğlancılık iptilası vardı. Hatta Nisa: 98/15'inti ayette faillerine ceza belirlendiğine göre kadınlararası eşcinsellik (sihâka) de vardı.

7- Arap tacirleri de Şu'ayb kavmi gibi eksik ölçüp eksik tartmak suretiyle kalpazanlık yaparlardı. İste Kur'ân'da onların bu kötü huylan, kendilerine bir başka peygamber kavminin davranışı olarak canlandırılmakta ve öteki kavimlerin mahvına sebep olan bu kötü huyların, bir gün kendilerinin de mahvına sebep olacağı anlatılmaktadır. (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR