İslâm'ın birinci şartı 'tevhit'tir

İslâm'ın şartının beş olduğu hakkında bir hadis vardır: "İslâm beş şey üzerine kuruldu: Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna şahadet etmek

Haberin Devamı

Soru: Kur'ân'ı her okuduğumda yeni bir şeyler keşfederim. Bunlardan birini sizinle paylaşmak istiyorum. Mesela İslâm'ın beş şart olduğunu biliriz. Ama bana göre bunda bir revizyona gidilmeli. İslâm'ın şartlan yeniden düzenlenmeli ve bence şöyle olmalı: 1-Kur'ân'ı okumak, anlamak ve kabul etmek, 2- Sadaka vermek, 3- Namaz kılmak, 4- Zekat vermek, 5- Oruç tutmak, 6- Hacca gitmek. Buna kaynak olarak da Bakara Suresi'nin 177'nci ayetini göstermek istiyorum. Bence bu ayet Kur'ân'ın ana fikridir. (Mehmet Yüksel)

Cevap: İslâm'ın şartının beş olduğu hakkında bir hadis vardır: "İslâm beş şey üzerine kuruldu: Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna şahadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Kabe'yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak" (Buharı, îmân, 1, 2; Müslim, îmân 1-22; Tirmîzî, îmân, 3; Nesâ'î, îmân 13).

İbadet ve ahlak ilkeleri
İşte bu hadise dayanılarak İslâm'ın şartının beş olduğu yaygınlaşmıştır. Aslında Kur'ân'ın temel ibadet ve ahlak ilkeleri, İslâm'ın şartıdır. Ve Kur'ân'a göre İslâm'ın birinci şartı tevhit, yani Allah'ın birliğine inanmak, sonra doğru olmaktır. İşte ayet: "Rabbimiz Allah'tır deyip sonra doğru olanların üzerine melekler iner: 'Korkmayın, üzülmeyin, size söz verilen cennetle sevinin' (derler)" (Fussilet: 30).

Kur'ân-ı Kerim, lafla değil iman ve güzel ahlakla cennete gidileceğini vurgular.

Kötülüğü iyilikle savarlar
"19- Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (bunu kabul etmeyen) kör gibi olur mu? Ancak sağduyu sahipleri öğüt alır. 20- Onlar, Allah'ın ahdini yerine getirirler ve antlaşmayı bozmazlar. 21- Ve onlar Allah'ın bitiştirilmesini istediği şeyi bitiştirirler (Akrabayla ilgiyi kesmez, ayırım yapmadan bütün peygamberlere inanır, güzel işler yapmayı sürdürürler). Rablerine karşı saygılı olur ve en kötü hesaptan korkarlar.

22- Ve onlar Rablerinin yüzünü (rızasını) arzu ederek (nefsin gücüne giden şeylere) sabrederler, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (hayır yoluna) harcarlar ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte şu yurdun sonucu onlarındır. 23- (Onlar) Adn cennetlerine girerler. Babalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlar da kendileriyle beraber olur. Melekler de her kapıdan yanlarına varırlar. 24- 'Sabretmenize karşılık selam size, yurdun sonu ne güzel' (derler)" (Ra'd: 19-24).

DİĞER YENİ YAZILAR