(Dünden devam)
Nisa: 98/7 ayetinde mirasta erkeğin olduğu gibi kadının da hakkı olduğu, hem erkeğin hem de kadının kazandıklarının kendi hakları olduğu belirtilmektedir.
Diğer birçok toplumda görüldüğü gibi İslâm'dan önceki Arap toplumunda da kadınların miras hakkı yoktu. Cahiliyye Arapları, ölen kişinin düşmanla savaşamayacak durumdaki yakınlarına miras bırakmazlardı. Bundan dolayı kadınlara ve çocuklara miras vermezlerdi (Taberi, Câmi'u'l-beyân: 4/275). Ölen kişinin, malı gibi karısı da akrabasına miras kalırdı. Malın yabancılara gitmemesi için kızlara miras verilmezdi. Ancak kılıç kuşanan, kabileyi savunacak erkekler miras alırlardı.
Erkeklerin yanında, kadınlara da miras payı belirleyen Nisa: 98/7, 11-12'nci ayetler indiği zaman bazı Müslümanların, geleneklerine aykırı buldukları bu durumdan etkilenerek, "Ya Resulallah, babasının bıraktığı maldan, ata binemeyen, düşmanla savaşamayan kıza malın yansını mı vereceğiz? Bir işe yaramayan çocuğa miras mı vereceğiz?" dedikleri rivayet edilir (Câmi'u'l-beyân: 4/275; İbn Kesîr, Tefeîr: 1/459).
Hiçbir şey bırakmadılar
98/7'nci ayetin, kocası, geriye üç kız çocuğu bırakarak ölmüş olan bir kadının şikâyeti üzerine indiği rivayet edilir. Amcası oğullan, adamın mirasının tamamını almış, kadınla çocuklarına hiçbir şey bırakmamışlardı. Kadın durumu, Allah'ın Elçisine şikâyet etti. Allah'ın Elçisi, malı alanlara adam gönderdi. Fakat varisler, malın kendilerine ait olduğunu söylediler.
Çünkü ölenin erkek çocukları yoktu. Arap geleneklerine göre miras, ölenin yalnız erkek akrabasına düşerdi. İşte bu olay üzerine inen ayet, erkeklerin yanında kız çocuklara da pay ayırdı. Sonra varis akrabadan herkesin miras payını belirleyen ayetler indi (Tefsîru âyâti'l-ahkâm: 2/37).
Ayetteki önemli husus
"Allah size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe kadının payının iki katını tavsiye eder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer (çocuk) yalnız bir kadınsa (mirasın) yarısı onundur" (Nisa: 98/11-12). Kadın ve erkeğin miras haklarını belirleyen 98/12'nci ayette önemli bir husus dikkati çekmektedir.
Bu husus, erkek gibi kadına da borç ve vasiyet hakkının tanınmış olmasıdır. Çünkü mirasın ancak borcundan ve vasiyetinden sonra taksim edileceğini bildirmektedir. Bu, kadına bütün medeni ve sosyal hakların tanındığını gösterir. Kadın mülk sahibi olur, miras alır, miras bırakır, vasiyet eder, vasiyeti yerine getirilir, borç alıp verebilir, şahitlik edebilir. (Devam edecek)
İslâm'dan önce kadının miras hakkı var mıydı?
Nisa: 98/7 ayetinde mirasta erkeğin olduğu gibi kadının da hakkı olduğu, hem erkeğin hem de kadının kazandıklarının kendi hakları olduğu belirtilmektedir
Haberin Devamı

