İslâm'a göre günah ferdidir

Yüce Allah, Hz. İsa'yı saldırganların elinden kurtarmak suretiyle manevi derecelere erdirmiş, şanını yüceltmiştir

Haberin Devamı

Yüce Allah, Hz. İsa'yı saldırganların elinden kurtarmak suretiyle manevi derecelere erdirmiş, şanını yüceltmiştir. "Allah onu kendisine yükseltti" ayetinin benzeri, Al-i İmrân Suresinde de geçer. Teveffî kelimesi, diri olarak alıp kaldırmak yahut uykuda almak şeklinde tefsir edilmişse de bunlar, kelimenin lügat anlamına uymayan, ayeti Hıristiyanların inancı istikametinde yorumlayan zoraki tefsirlerdir. Abdullah ibn Abbâs, kelimeye doğru anlamını vermiş, "innî muteveffîke"yi, "Ben seni öldüreceğim" şeklinde açıklamıştır (Câmi'u'l-beyân: 3/290). İbn Cureyc de Allah'a yükseltmenin, İsa'nın manen yükseltilmesi, onur ve değerinin artırılması anlamına geldiğini belirtmiştir.

Çarmıha gerilme ve göğe kaldırılma inancı, eski dinlerden beri süregelen bir inançtır. Allah için kendini feda etme hikâyesi, çeşitli toplumlarda din kurucu ve liderlerine uyarlanmıştır. Binlerce yıldan beri süregelen bu inanç, Hz. İsa'ya da uyarlanmıştır.

Bu inancın, mantığa sığar tarafı yoktur. Ve bu itikat, putperestlikten Hıristiyanlığa geçmiş bir inançtır. Zira Hinduizm'de de insanlığın ezeli günahından ve bunun kaldırılması için babasız dünyaya gelen Krişna'nın, kendisini feda ettiğinden, asılırken başında altın bir taç bulunduğundan söz edilir. Krişna, elleri ayakları delinerek (yani çivilenerek) asılmıştır. Hıristiyanlara göre de İsa asılırken başında dikenden bir taç vardı. Eski Uzakdoğu dinlerinin birçoğunda elleri ayaklan çivilenerek asılmak suretiyle insanlığı ezeli günahtan kurtaran bir din büyüğünden söz edilir ve bu adam, Allah'ın insan biçiminde bir görüntüsü kabul edilir (Bkz. a.g.e.: 6/32-33).

Allah, adalet ve rahmet sıfatlarını bağdaştırabilmek için eğer Adem'in yaratılışından 2004 yıl öncesine kadar düşünmüş de ancak bu kadar uzun yıl sonra bir çare bulabilmiş ise demek ki O, hâşa, uzun süre aciz kalmış, bir işin nasıl çözüleceğini bilememiştir. Hâşa, Allah'a hiçbir an, cahillik ve acizlik ilişemez. Allah, insanların günahını affetmek için çocuk şekline bürünüp kadının karnına girmez. Bunlar acz belirtileridir. Ve insan şekline de girse Allah'ın aynı olan bu insanın öldürülmemesi gerekir. Hem Allah, insanları affetmek istedikten sonra ne diye böyle çareler düşünsün? Affediverir, yaptığından sorumlu değildir, dilediğini yapar. Allah'a karşı işlenmiş bir hatayı bağışlamak, adalete aykırı değil, Allah'ın af ve lütfunun tezahürüdür.

Kaldı ki Adem'in günahından, zürriyetinin sorumlu tutulması da Allah'ın adaletine aykırıdır. Babanın suçundan oğlu neden sorumlu olsun? Çocuğun kabahati nedir? İslâm'a göre herkes kendi günahından sorumludur, günah ferdîdir. Hiçbir günahkâr, diğerinin günahını çekmez. Herkes kendi günahını yüklenir, ondan hesaba çekilir.
(Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR