Nice büyük din liderleri, ihlâslı insanlar çıkmıştır ki birçok Müslüman ona inanmak, onu desteklemek şöyle dursun, ona cephe almış, onunla savaşmıştır. Eğer mehdi, her çağda yetişen din liderleri, İslâm için mücadele veren önderler değil de son zamanlarda yetişecek bir tek kişiyse, o geldiği zaman ona inanıp destek olanlara Allah güç versin. Bizim gökten İsa'nın inmesini yahut ortadan kaybolmuş imamın çıkmasını ya da mehdinin gelmesini beklemeye ihtiyacımız yoktur. Bu inançlar, kesinlik ifade etmeyen bazı haberlere dayanır. Biz, ne mehdiyi inkâr ederiz, ne de mutlaka gelecektir diye kesin hüküm belirtiriz. Çünkü ahad haberiyle inanç kesinleşmez. İslâm, kıyamete kadar baki olan son dindir. Onun güçlenmesine yardım eden her Müslüman, İsa'dır, imamdır, mehdidir. Mehdi, insanları doğru yola sevk eden Müslüman âlimdir. Mehdinin anlamı budur.
Diyelim ki bugün İsa geldi, kendisinin İsa olduğunu söyledi. Ona ne Hıristiyanlar inanırlar, ne de Müslümanlar. İnsanlar, yerleşmiş inançlarını bırakmazlar. Gelecek olan İsa, Hıristiyanlan Müslümanlığa davet etse, sanki bütün Hıristiyanlar dinlerini bırakıp hemen İslâm'a girerler mi? Evvela onun İsa olduğunu kabul etmezler. Ona hakaret ederler, iftiralar atarlar. Müslümanlar da ona inanmazlar.
Nitekim kendisini İsa veya mehdi olarak takdim eden bazı kişiler çıkmış, bunlar keramet şeklinde görülen bazı istidrâclar da göstermişler, kendilerine inanan Müslümanlar da olmuş fakat Müslümanların çoğunluğu bunları reddetmiştir. Bunun en büyük örneği 470/1340 tarihinde Nahcivan'da doğan Fadlullah Esterâbâdî, 1235/1819 tarihinde Şîrâz'da doğan ve 1267/1850 de Tebriz'de kurşuna dizilen Bab (Mirza Alî Muhammed Seyyid) ve 1246-1256/1830-1840'ta Hindistan'da doğup 1326/1908'de ölen Ahmed Kadiyânî'dir. Bunların üçü de kendilerinin, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in geleceğini haber verdiği İsa, Sâhib-i Zemân, mehdi olduklarını söylemişler, kendilerine inananlar da olmuş ama Müslümanlann büyük çoğunluğu, bunlarla mücadele etmiştir. Bahaîlik ve Kadiyânîlik ile hâlâ mücadele edilmektedir.
Bir de şahit olduğum bir olaya işaret edeyim: 1979 hac mevsiminde, Cehîmân isimli bir Suudlu, taraftarlarıyla birlikte Kabe'yi işgal edip mehdiliğini ilan etti. Suud askerleriyle çıkan silahlı çatışmada, birçok hacı öldü. Sonunda bunlar yakalanıp, hatırladığım kadarıyla Cehîmân'la birlikte 60 yandaşı idam edildi. Demek ki insan çıkıp kendisini İsa, muntazar imam veya mehdi diye tanıtmakla herkes ona hemen inanmaz. O halde İsa veya mehdi beklemeye gerek yoktur. Biz, İslâm'a içtenlikle hizmet eden, ihlâslı, İslâm'ı iyi bilir liderler etrafında birleşip İslâm'a hizmet etmeye çalışalım. Bizim üzerimize farz olan budur. Allah İslâm'ı gönüllerimize ve dünyaya egemen kılsın!
(Bitti)
İslâm kıyamete kadar bakidir
Nice büyük din liderleri, ihlâslı insanlar çıkmıştır ki birçok Müslüman ona inanmak, onu desteklemek şöyle dursun, ona cephe almış, onunla savaşmıştır
Haberin Devamı

