Üç aydan beri, inanıp namaz kılmaya başladığını yazan ve inançsızlık dönemindeki namazlarından sorumlu olup olmadığını soran bir okuruma verdiğim cevabı anlayamayan Hataylı İlhan Temimhan şöyle diyor: “Bu sorunun muhatabı olan kişi, ‘3 ay öncesine kadar inançsızdım ama artık İslâm’ın gereklerini yerine getiriyorum’ diyor. Bu kişi 3 ay önce mi Müslüman olmuş yoksa Müslüman’dı da inançsız mıydı? ‘Daha önceki hatalarınız İslâm ile silinmiştir’ diyorsunuz. Ben 38 yaşındayım ve bir senedir namaz kılıp ibadette başladım. Benim bir senedir ibadet etmem geçmişteki namazlarımı kılmamam anlamına mı geliyor? Hatalar İslâm ile nasıl silinir?”
n Sizin anlayışınıza göre Müslüman doğan herkes Müslüman’dır. Buna kültür Müslümanlığı denilir. Ama Kur’ân’ın anlattığına göre Müslüman, Allah’ın buyruklarını teslimiyetle uygulayan insandır. Müslüman namaz kılar, oruç tutar, dürüst olur, yalan söylemez, tüm güzel ahlakı kendisinde taşır. Bir kişi namaz kılmıyor, yalan söylüyor, zinadan geri kalmıyorsa o ismen Müslüman’dır. Ahlakı ve davranışı İslâm’a aykırı olan bu kişinin müşrikle ne farkı var? Bu iş nüfus kâğıdı işi değil, inandığını yaşama işidir. Müslüman, inancına göre yaşayan insandır.
Kasten oruç tutmayan ne yapar? Kefaret mi verir? Hayır, kasten oruç tutmamanın günahı kefaretle gitmez. Tövbe gerekir. Kefaret, başladığı orucu özürsüz olarak bozan kimseye gerekir. Bile bile oruç tutmayanın kefareti yoktur. Onun kazası da yoktur. Namazla orucun ne farkı var? Bile bile oruç tutmayanın kefareti yok, kazası yok da bile bile namaz kılmayanın kazası neden olsun?
Müslüman insan, herhangi bir özür dolayısıyla kılamadığı namazları, sırasıyla kılar, sonra vakit namazını kılar. Peygamber döneminin uygulaması böyledir. Fıkıh kitaplarındaki kaza namazları izahları, Peygamber döneminin uygulamasına dayanmaz, kamilen fıkıhçıların yorumudur. İsterseniz Şevkânî’nin Neylü’l-Evtâr’ına bakınız.
“Hatalar İslâm ile nasıl silinir” diye soruyorsunuz. 40 yaşında, 50 yaşında Müslüman olan müşrikler vardı, bunların kimi kız çocuklarını dahi öldürmüşlerdi. Peygamber Efendimiz bunlara, “İslâm, daha öncesini siler” diye umut verdi. Günahı silen Allah’tır, kul O’na dönünce Allah onun hatalarını bağışlar. “Allah, yönelim göstereni kendisine iletir.”
İslâm, inanca göre yaşamaktır
Üç aydan beri, inanıp namaz kılmaya başladığını yazan ve inançsızlık dönemindeki namazlarından sorumlu olup olmadığını soran bir okuruma verdiğim cevabı anlayamayan Hataylı İlhan Temimhan şöyle diyor: “Bu sorunun muhatabı olan kişi, ‘3 ay öncesine kadar inançsızdım ama artık İslâm’ın gereklerini yerine getiriyorum’ diyor
Haberin Devamı

