İslâm hukukuna göre ailenin geçimini sağlamak erkeğin görevidir

Kız çocuğu evlenince, geçimi kocası tarafından temin edilecek...

Haberin Devamı

Soru:Kız çocukları ve kadınlar, neden erkeklere oranla mirastan daha az pay alıyorlar? (Saniye Özsan)

Cevap: Kız çocuğu evlenince, geçimi kocası tarafından temin edilecek. Ancak erkek çocuk evlenince, hem kendi nafakasını hem de eşinin geçimini sağlayacaktır. Yani kadın evlenince kocasının geçimini temin etmek zorunda bulunmayacak. İslâm hukukuna göre ailenin geçimi erkeğin görevidir. Taşıdığı sorumluluk dolayısıyla ona mirastan, kız kardeşinden bir miktar fazla pay verilmesi adalete uygundur. Şayet kız kardeşi muhtaç duruma düşerse ona yine erkek kardeşi bakar. Teamül böyledir. Kuran gelinceye dek kadına hiç miras payı verilmiyordu.

Ancak Kuran ile kadının mirasa ortak yapılması, kadın lehine büyük bir iyileştirmedir. Biz, yeniden hukuk yazmıyoruz. İslâm hukukundaki durumun fotoğrafını çekiyoruz. İnanan beğenir, kabullenir. İnanmayan da dilediğini yapar. Miras meselesi, ahiretle ilgili bir mesele değildir. Mirasçılar toplanıp malı kanuna göre bölüştürmeye karar verirler ve buna razı olurlar. Hatta isterse mirasçılardan biri, diğerleri lehine hakkından vazgeçer veya payını bir kardeşine bağışlar. Böyle yapmakla günah işlemiş olmaz. Önemli olan insanların haksızlığa uğramaması, mutlu yaşamasıdır.

Kadının hayatını kısıtlamak yanlıştır
Soru:
Bir kadının, kocasından izin almadan gezmeye gitmesinin, alışveriş yapmasının, onun istemediği bir elbiseyi giymesinin Kuran'da veya hadislerde hükmü nedir? (Hüseyin Unsal)

Cevap: Kocası karısına, izin almadıkça dışarı çıkmayacağını şart koşmuşsa o zaman kadın izin almalıdır. Böyle bir şart yoksa ülkedeki genel teamüle göre hareket edilir. Elbette kadının, kocasının istemediği yerlere gitmesi doğru değildir ama normal olarak çarşıya veya arkadaşlarının toplantılarına gitmesi için her defasında izin alması gerektiği kanısında değilim. Bu belki bin yıl önce olabilirdi. Şimdi şartlar çok değişti. Kadınların hayatını bu kadar kısıtlamak İslâm toplumuna hayır getirmez. Kuran'da böyle ayrıntılar hakkında bir hüküm de yoktur.

Bilerek sakat bebek doğurmak günah mı?
Soru:
Doğuştan sakat bir kızım var. Dört aylık hamileyken test yaptırdım. Doktorum, çocuğun mongol doğma riski olduğunu söyledi. Bebek mongol doğmadı ama sakat doğdu. Bebeğimi aldırsaydım dinimize göre günah işlemiş olur muydum? Bile bile sakat bebek dünyaya getirdiğim için bazen onu aldırmamakla kendimi suçluyorum. Ancak bebeğimin karnımda hareketlerini hissettiğim andan itibaren onun hayatına son vermeye yüreğim elvermedi. Evladım için çok üzülüyorum. Her gün ağlıyorum. Bu acıya dayanamıyorum. İnsan içine çıkamıyorum. İçim yanıyor, yüreğim sızlıyor. Dinimizde dünyaya sakat olarak gelmekle ilgili bilgiler var mı? (Ayşe Çakıcı)

Cevap: Bebeğinizi aldırmamanız günah değil, tam tersine çok doğru ve sevap bir şey olmuş. Zaten dört aylık bir bebeği aldırmak cinayet olurdu. Allah sizi de o çocuğu da denemektedir. Dünyada çektiği sıkıntı çocuğun manevi yükselmesine, cennette yüksek makama ermesine vesile olacağı gibi sizin de manevi derecenizi yükseltecektir. Siz bebeğinizin sakat olmasından üzülmeyin, sıkılmayın, utanmayın. Gönlünüz rahat olsun.

Kendinizle onur duyun, böyle bir çocuğu dünyaya getirme zahmet ve külfetine, sıkıntısına katlandığınız için Allah sizi ödüllendirecektir. Buna emin olun ve Allah tarafından denenmekte olduğunuzu unutmayın. Sabredin, insanların değil, Allah'ın değerlendirmesine önem verin. Böyle yaparsanız ne mutlu size!

DİĞER YENİ YAZILAR