İslâm, maddi ve manevî temizliği emretmiştir. Temizliği imanın gereği sayana, temiz olanın rızkının genişleyeceğini, sağlık kazanacağını bildiren Peygamberimiz, temiz giyinir, güzel kokular sürünür, yemekten önce ve sonra ellerini yıkar, saçlarını tarar, dış görünümüyle de insanları kendisine hayran bırakırdı. Allah’ın O’na ilk emirlerinden biri, “Elbiseni temizle” (Müddessir Suresi: 4) olmuştur. Misvakla dişlerini fırçalar, ümmetine de diş temizliğine dikkat etmelerini emreder, “Ümmetime güçlük olmayacağını bilseydim her namazda misvak kullanmalarını emrederdim” derdi (Müslim, Taharet, bab, 15). Kur’ân-ı Kerîm’de temizlik emri açıkça vurgulanmıştır: “Cünüpseniz tam temizleniniz” (Maide: 10/6). Temizlenenler övülmüştür: “Allah tövbe edenleri sever, temizlenenleri sever” (Bakara: 92/222), “(Takva üzere kurulmuş olan Peygamber mescidinde namaz kılmak elbette güzeldir.) Çünkü onda temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da temizlenenleri sever” (Tövbe: 113/108).
En güzel beden temizliği
Kur’ân, insanın dışını, içini, çevresini temiz tutmasını öğütlemiştir. İç temizliğine, dış temizliğiyle başlanır. Hz. Peygamber’e, önce elbisesini temizlemesi sonra Rabbine yönelmesi emrediliyor. Dışı temizlemek, iç temizliğine giriştir. Namaz kılabilmek için elbisenin, bedenin ve namaz kılınacak yerin temiz olması gerekir. Bu, çevre temizliğinin ibadet haline getirilmesi demektir. Ayrıca doğaya zarar vermemek, yol üzerinde insanlara eziyet veren bir şeyi kaldırıp yolu açmak öğütlenmiştir.
Abdest ve gusül, en güzel beden temizliğidir. Abdest almakla insan, dışarıyla temas eden organlarını yıkar. Böylece birçok mikrobun vücuda yerleşmesi önlenmiş olur. Gusül de bedeni terlerden, kirlerden temizler. Ayrıca abdest ve gusül, insan vücuduna ferahlık verir. Dış organların temizliği olan abdest ve gusül, iç temizliğinin de ilk basamağıdır. Bedenini temizleyen mümin, ruhunu temizleme aracı olan ibadete adım atmış olur. Gönül huzuruyla Rabbinin divanına durur.DEVAM EDECEK
İslâm’da temizlik (1)
Haberin Devamı

