Kanada Montreal'den yazan okurum Yüksel Oran, geçen gün yayınlanan trafikle ilgili yazım üzerine şu değerlendirmeyi yapıyor: Sayın Süleyman Ateş, yazınızda çok haklı olarak, "yoksula, yetime, darda kalmışa, düşküne acırız. Hep kendimizi düşünmeyiz, bencil değiliz. Ama iş trafiğe gelince mesele değişir" diyorsunuz. Ancak kuralsızlık sadece trafik konusunda mı? Bakınız 1950'lerde, henüz bu kadar tüketici çılgınlığına bulanıp birbirimizin gözünü oymadığımız zamanlarda, Amerikalı bir uzman nasıl bir değerlendirme yapıyor. 1950'de TCDD'de açılan management (işletme) kurslarını yöneten uzmanların başkanı Amerikalı Taliafero, Türklere hitaben yapüğı konuşmada diyor ki:
"Kendilerini beğenirler"
"Dünyada her ulusun iyi ve kötü tarafları vardır. Örneğin biz Amerikalılar, hoşgörüyü seven insanlarız, iyilik etmeyi severiz. Gerekirse yardım etmeyi de severiz. Fakat bir kötü tarafımız, her şeyi parayla ölçmemiz, ona çok değer vermemizdir. İngilizler iyi devlet adamı yetiştirirler. Bunu en zor zamanlarda bile gösterebilmişlerdir. Bence kusurları, bir parça hatta fazlasıyla kendilerini beğenirler ve başkalarına yukarıdan bakarlar. Fransızlara gelince çok güzel dilleri vardır. Edebiyatta en ileri uluslardandır. Sanatta da öyle. Bir defa Paris'e giden bunu bilir. Fakat maalesef sözlerine pek güvenilmez.
"Sizin bir kusurunuz var"
Türklere gelince... Onlara nasıl ölüneceğini kimse öğretemez. Onu çok iyi bilirler, yalnız bu dünya yaşamak içindir ve insanların iyi yaşayabilme sanatını da bilmeleri gerekir. İşletme kurslarında tanıdığıma göre siz bonkör, merhametli, kendi yiyecek ekmeğini bile bir başkasına seve seve verebilen, yolda otomobilinin benzini biten ve aynı zamanda parasız kalan yabancılara, hiçbir çıkar beklemeden benzin deposunu dolduran insanlarsınız.
Kore Savaşı ne kadar cesur olduğunuzu da dünyaya kanıtlamıştır. Yalnız benim acizane görüşüme göre sizin genellikle bir kusurunuz var. Maalesef bunun sebebini kesin olarak araştırmaya imkân bulamadım. Siz kolektif yaşamayı sevmeyen, kıskanç insanlarsınız. Bu da takım halinde çalışmanıza engel oluyor. Bence bu, sizin gibi iyi insanların ilerlemesini geciktiren en büyük faktördür.
* Yarın, yine trafik konusunda bir başka okurumun görüşlerini sizlere aktaracağım.
"İnsanların iyi yaşama sanatını bilmesi gerekir"
Kanada Montreal'den yazan okurum Yüksel Oran, geçen gün yayınlanan trafikle ilgili yazım üzerine şu değerlendirmeyi yapıyor: Sayın Süleyman Ateş, yazınızda çok haklı olarak, "yoksula, yetime, darda kalmışa, düşküne acırız. Hep kendimizi düşünmeyiz, bencil değiliz. Ama iş trafiğe gelince mesele değişir" diyorsunuz
Haberin Devamı

