İnsanlara karşı hoşgörülü olun

Sıradan bir Müslüman olarak ailen ve çevrendeki insanlar hangi mezhepten ise o mezhebi taklit ederek hayatını sürdürürsün. Mezhepleri birbirine tercih etmenin anlamı yoktur

Haberin Devamı

Sayın Süleyman Ateş, ben nüfus cüzdanında dini Müslüman yazan ve belki de yakın zamana kadar gerçek anlamda Müslümanlığın ne demek olduğunu düşünmeden yaşamış, 26 yaşında bir Türk genciyim.

Ailemin ve akrabalarımın teşvikiyle Kuran-ı Kerim'i ve Peygamberimizin hayatını okudum. Çok etkilendim. Bunun üzerine daha derinlemesine araştırmalar yapmaya başladım.

Farklı görüşlerin bu derece fazla olması beni doğrusu çok şaşırttı. Şimdi ben samimi bir Müslüman gibi yaşamak istiyorum. Ancak çevremdeki kişiler tarafından bana yöneltilen bazı sorulara tam olarak cevap veremiyorum. O zaman da kendimi yetersiz hissediyorum.

İşte bu nedenle size danışmaya, değerli bilgi ve birikimlerinizden faydalanmaya karar verdim. Aşağıdaki sorularıma vereceğiniz cevaplar benim için çok önemli. Kafamı toparlamam ve Yüce Allah'ın dinini tam olarak yaşabilmem için belki de bu soruların cevaplarına ihtiyaç duyuyorum. Çok kısa bile olsa sorularıma bir cevap yazmanızı tüm kalbimle diliyorum. Derin sevgi ve saygılanmla. (Ali Güner)

Soru: 1- Ehl-i sünnet olarak kendimi hangi İslâm mezhebine mensup olarak sınıflandırmam gerekir?

İslam'ın ruhuna uymaz
Cevap: 1- Değerli genç, sen Müslüman bir toplum içinde yetiştin. Bir din uzmanı değilsin. Sıradan bir Müslüman olarak ailen ve çevrendeki insanlar hangi mezhepten ise o mezhebi taklit ederek hayatını sürdürürsün. Mezhepleri birbirine tercih etmenin anlamı yoktur. Eğer derinlemesine dini araştıran bir din uzmanıysan o zaman herhangi bir mezhebe tâbi olman gerekmez. Kur'ân ve sünneti okuyup onların anlatımına göre İslâm'ı yaşarsın.

Mezhep din değil, dinin yorumudur. Peygamberimizin arkadaşları bugün bilinen mezheplere bağlı değillerdi. Çünkü onların zamanında henüz bu mezhepler ortaya çıkmamıştı. Bu mezheplerin en eskisi, Hanefi mezhebidir. Kurucusu İmâm-ı Azam, Peygamberimizin hicretinden 80 yıl, vefatından de 69 yıl sonra doğmuştur.

Soru: 2- Kimi zaman Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v) hakkında kayıtsız görüşe sahip olan kişilerle karşı karşıya kalıyorum. Bunlara nasıl yaklaşmalıyım? Onlar hakkında nasıl düşünmeliyim?

Cevap: 2- Hz. Peygamber'e karşı kayıtsız davranmak, ona saygı göstermemek küstahlıktır. Ama onun getirdiği Kur'ân'a saygılı olan ve onun dininin hükümlerini yerine getiren, ona karşı kayıtsız değildir. Zaten onun elçiliğine inandığı için dininin hükümlerini uygulamaktadır. Hasılı mezhebi ve görüşü ne olursa olsun, insanlara hoşgörülü yaklaşmak gerekir. Dini başkalarına düşmanlık aracı haline getirmek İslâm'ın ruhuna ve amacına uymaz.

* Bu okuyucumun sorularını cevaplamaya yarınki yazımda da devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR