İnsanın varoluş amacı nedir?

Kuran’a göre aklın en üstün düzeyiyle donatılmış olan insan, Allah’ı tanımak ve O’nun iradesini uygulamak için yaratılmıştır

Haberin Devamı

SORU: 1- İnsanın varoluş amacını din nasıl tanımlıyor? İnsan niçin getirildi dünyaya? 2- Düşünmek insanı diğer varlıklardan yüce kılan bir özellik olarak tanımlanıyor ama düşünce insanı en berbat, en sıkıntılı, en kötü duruma sokan bir özellik aynı zamanda. İnsanın sorgulamasına, mutsuzlaşmasına da neden olabiliyor. Nasıl yorumlarsınız? (Psikolog Meltem Akhan)

CEVAP: 1- Kuran’a göre aklın en üstün düzeyiyle donatılmış olan insan, Allah’ı tanımak ve O’nun iradesini uygulamak için yaratılmıştır. Zariyat Suresi’nde, “Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri için yarattım” (Zâriyat 56) buyurulmuştur. Abdullah ibn Abbas, bu ayetteki “bana ibadet etmeleri” sözünü, “beni tanımaları” şeklinde açıklamıştır. Büyük İslâm mutasavvıfı Muhyiddin ibn Arabi’nin talebesi Sadreddin-i Koınevi’ye göre yaratılışın amacı, Allah’ın isim ve sıfatlarının ortaya çıkması, tanınmasıdır. Allah yaratıcıdır. Yarattığı bir şey olmadıktan sonra yaratıcılığının bir değeri olmaz.

Allah biçim verendir, biçim verdiği bir şey yoksa bu sıfatının bir anlamı olmaz. Allah besleyicidir, beslediği varlıklar yoksa besleyiciliğinin ne değeri kalır? Yaratıksız, yaratıcı olmaz. Kendinizi düşünün. Sizin asıl varlığınız “Ben” dediğiniz değişmez kişiliğinizdir. Organlarınız o “Ben”in dışa açılımıdır. Organlar olmasa da içsel “Ben”iniz vardır. Ama onun varlığı ancak bedenle, bedenin organlarıyla ortaya çıkar. “Ben”in dışa açılımı olan beden organları, zamanla değişir. Yaratıklar olmasa da Allah’ın zatı vardır. Zaten Peygamberimiz, “Allah varken bir şey yoktu. O yine ezelde olduğu gibidir” sözüyle bu gerçeği anlatmıştır. “Başlangıç ondandır, dönüş de O’nadır.”

2- Düşünce insanı diğer canlılardan ayıran ve insanı sorumluluk düzeyine yükselten üstün bir özelliktir. Sorumluluk insanı hem mutlu, hem de mutsuz eder. Düşünce olmasa mutluluk veya mutsuzluk söz konusu olmaz. Gece olmasa gündüzün değeri olmaz. Düşünce mutsuzluğu algılıyor, düşünce yüzünden insan mutsuz da olabiliyor diye kimse düşünce yetisinden yoksun kalmak istemez. Elbet mutsuzluk da olacak ki mutluluğun değeri bilinsin. Çirkinlik olmasa güzellik bilinmez, gece olmasa gündüzün aydınlığı fark edilmez, açlık olmasa yemeğin tadı anlaşılmaz. Dünyamız şartlarında her şey karşıtlı olarak yaratılmıştır. Filozofların dediği gibi “Evrende var olandan daha mükemmeli olamaz.” Öyle ise en büyük mutluluk, O’na kulluktur. İnsanı yücelten o tüm güzelliklerin kaynağı olanı sevmektir. Sevmenin en ileri derecesi ibadettir (tapmaktır). Düşünce, ayrı ayrı şekillerden çok, bütün şekilleri var eden o yaratıcıyı sevmeyi gerektirir.

DİĞER YENİ YAZILAR