Zira cümle azası, kıl ve kuyruktan başka içi dışı insana benzer. Aracıların varlığının hikmeti şudur ki, her biri kendi mertebesinin aşağısından en yükseğine vasıl olup varlıklar mertebesi bir düzenle sıralanıp insan mertebesinde son bulur. Gaye, devr-ü zemanın tetimmesi, cihanın özü olan insanın meydana gelmesidir. İşte bu mertebede ahlaken yükselip Tanrı huylarıyla vasıflanan kişi, marifet kemaline erip küllî akla kavuşmuş ve bu mertebede varlık dairesi birleşip tamamlanmıştır. Onun iptidası akl-ı evvel, sonu da insan-ı kâmildir." İnsanın, evrenin özeti olduğu görüşünü böyle güzel ifade eden Şeyh Galip, insana seslenerek böyle bir gizli hazine değerine sahip olduğunu anımsatmaktadır:
Ey dil ey dil neye bu rütbede pür gamsın sen Gerçi virane isen genc-i mutalsamsm sen Secde fermây-i melek zât-ı mükerremsin sen Bildiğin gibi değil, cümleden akdemsin sen Ruhsun nefha-i Cibril ile tev'emsin sen Sırr-ı Hak'sın mesel-i îsî-i Meryemsin sen Hoşça bak zâtına kim zübde-ı âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan Adem'sin sen.
Gelelim, "Hayvanlar, kendilerini yaratandan haberdarlar mı?" şeklindeki sorunuza. Hayvanlar, dinin hükümleriyle yükümlü değillerdir. Onların Allah'a kulluğu, yaratıldıkları görevi yapmalarıdır. Her canlının bir yaratılış nedeni vardır ve o görevi içinden gelen dürtüyle yapar. Ayrıca onların içinde bir yaratıcı düşüncesinin olmadığını kimse söyleyemez. Çünkü Kur'ân'a göre kuşlar da, dağlar taşlar da Allah'ı teşbih eder. Ama biz onların teşbihlerini, Allah'ı anışlarını anlayamayız. Anların kendi aralarında nasıl iletişim sağladıklan, göçebe kuşların toplu olarak nasıl bir askeri düzenle göçüp konduklan herkesin malumudur. Onların içindeki o güdü, Allah'ın şevkinden
Okurumun son sorusu ise şöyleydi: "Azrail, aynı anda binlerce insanın canını nasıl alıyor?" Şimdi de bu soruyu cevaplayalım. Ölüm meleği tek değildir. Her canın üzerinde bir ölüm meleği vardır. Ama bunların hepsinin başı Azrail'dir. Her canın ömrü tükenince ölüm işini yapacak olan melek, onun canını alıp Yaratan a götürür. Bir anda binlerce kişinin canını bir melek nasıl alır diye soranlara elektrik misalini hatırlatmak isterim:
Bir kenti harta bir ülkeyi aydınlatan milyarlarca lamba, elektrik üreten fabrikadaki bir düğmeye basınca sönüverir. Allah'ın ölüm meleği de bir düğmeye basınca milyonlarca canı söndürür, yani bedenlerinden çekip alır. Allah, her can üzerine, vakti gelince ölüm olayını gerçekleştirecek manevi güçler koymuştur. Biz Allah'ın bütün kanunlarını, yaratılışın bütün inceliklerini biliyor değiliz. Bilmediklerimize göre bildiğimiz, belki denizde katre kadardır.
"İnsan gizli bir hazinedir"
Zira cümle azası, kıl ve kuyruktan başka içi dışı insana benzer
Haberin Devamı

