İnançsız insanlar cennete giremez

Kur'ân'da genel anlamda "çalışıp hayırlı işler yapanlar cennetliktir" diye bir ifade yoktur. Kur'ân, cennete girmeyi iman şartına bağlar. İnançsız insan, dünya dolusu hayır da yapsa cennete giremez

Haberin Devamı

Soru 3: Kur'ân'a göre çalışıp hayırlı işler yapanlar cennetliktir. Buna göre insanlığa olağanüstü yararlılıklar sağlamış olan Pastör, Röntgen, Aristo, Arşimet gibi Müslüman olmayanlar da cennetlik midir?

Cevap: Bu soruda, sapla saman birbirine karıştırılmıştır. Kur'ân'da genel anlamda "çalışıp hayırlı işler yapanlar cennetliktir" diye bir ifade yoktur. Kur'ân, cennete girmeyi iman şartına bağlar. İnançsız insan, dünya dolusu hayır da yapsa cennete giremez. İmanla birlikte yapılan güzel işler insanı cennete götürür. Yoksa, "O inkar edenler var ya, eğer yeryüzünde olanlann hepsi ve onun bir katı daha kendilerinin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için (bunları) fidye verseler, kendilerinden kabul edilmez. Onlar için acı bir azap vardır. Ateşten çıkmak isterler ama oradan çıkacak değillerdir. Onlar için sürekli bir azap vardır." (Maide: 36-37).

Kur'ân böyle söylerken, kendi önyargılarımızı ve kabullerimizi Kurân'a yükleyemeyiz. İman, Allah'ın birliğine, ahiretin varlığına inanmayı, herhangi bir Tanrı Elçisi'nin yolunda gitmeyi gerektirir. Pastör, Röntgen Hıristiyandırlar. Kur'ân, kitapları uyarınca hareket eden Kitap ehlinin cennetlik olduğunu vurgular. Aristo, Arşimet gibi Yunan bilim adamları da eğer Allah'ın birliğine inanıyor idilerse ki kanıtlar bunun gösteriyor, onlar da cennete giderler.

Akıl ve mantık kuralları
Ama putlara tapıyor idilerse onların cennetlik olduğunu söyleyemeyiz. İşlerini Allah'a havale ederiz. İşlerin içyüzünü Allah bilir. İnsanların sonucu hakkında kesin yargı Allah'a aittir. Şunu da belirtmek gerekir ki fetret döneminin insanları dinin hükümlerinden sorumlu değillerdir. Yunan filozofları döneminde oraya bir peygamber geldiğinden söz edilmez. Peygamber mesajını duymayan insanlar da akılla Allah'ın varlığını anlamakla birlikte dini hükümlerinden sorumlu olmazlar. Onlar akıl ve mantık kuralları uyarınca toplum yasalarına uymakla yükümlüdürler.

Soru 4: Hasta ve borçlu olanlar da hacca gidiyorlar. Bu, onlar için bir gezi mi oluyor?

Cevap: Kişi niyetine göre karşılık alır. Zengin olana hac farz, zengin olmayana farz değildir. Ama zengin olmayan veya hasta olan kimse hacca giderse haccı niçin bir gezi olsun? Bu ne biçim önyargılı değerlendirmedir? O kişi Allah'ın evini ziyaret etmek aşkıyla, zorlanarak hacca gitmişse bence zenginden veya sağlam kişiden daha çok sevap alır.

Soru 5: Kurban kesenler etin birçok kısmını israf ediyorlar. Bazıları çoğunu kendisi yiyor. Bu tür kesim kurban olur mu?

Cevap: Kurban etini israf etmek doğru olmaz. Dinde israf haramdır. Makbul olan, kurban etini üçe bölmek, bir kısmını kendisinin yemesi, bir kısmını eşe dosta dağıtması, bir kısmını da yoksullara vermesidir. Kişi fakir ise hepsini kendisi de yiyebilir.

(Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR