İlahi dinlerin hedefi barıştır

Kur'ân, Kitap ehlinden dürüst, iyi niyetli insanları cennetle müjdelemektedir: "Şüphesiz inananlar; Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiîler(den) Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi iş(ler) yapanlara, Rableri katında mükâfat vardır

Haberin Devamı

Soru: Hıristiyan veya Yahudi, insanlık için hayırk bir iş yaparsa bu kişiye, "Allah razı olsun" demenin sakıncası var mı? (Muzaffer Şenel)

Cevap: Kur'ân, Kitap ehlinden dürüst, iyi niyetli insanları cennetle müjdelemektedir: "Şüphesiz inananlar; Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiîler(den) Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi iş(ler) yapanlara, Rableri katında mükâfat vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir" (Bakara: 62, Maide: 69).

Kur'ân, cennet kapısını açtığına göre bunlar, Allah'ın razı olduğu insanlardır. Allah'ın razı olmadıkları cennete giremez. Öyle ise Allah'ın razı olduğu insanlar için "Allah razı olsun" diye dua etmenin ne sakıncası olabilir ki?

Müşrik, yani puta tapar insana dua edilmez. Çünkü Kur'ân, "Akraba bile olsalar, cehennem halkı oldukları belli olduktan sonra (Allah'a) ortak koşanlar için mağfiret dilemek; ne peygamberin, ne de inananların yapacağı bir iş değildir" (Tevbe: 113) demektedir. Kitap ehli müşrik değildir. Onları müşrik kategorisine sokmak, Kur'ân'ı tahriftir. Hz. Peygamber de kendisinden sonra gelen dört Halifesi de Kitap ehlini müşrik saymamış, onlara din özgürlüğü tanımışlardır.

Kur'ân, Kitap ehlinin mabetlerini, Allah'ın anıldığı, Allah'a tapılan mabetler olarak tanımlamakta ve bunların Allah tarafından korunduğunu belirtmektedir: "Eğer Allah'ın kimi insanları kimileriyle savunmasaydı, içlerinde Allah'ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler yıkılırdı. Allah, kendi(dini)ne yardım edene elbette yardım eder. Kuşkusuz Allah, kuvvetlidir, galiptir" (Hac: 40). Değerli okurlarım, artık egoizmden kaynaklanan bağnaz düşünceleri bırakıp Kur'ân'ın ruhuna dönmemiz gerekir. Yoksa daha asırlarca dinleri düşmanlık aracı olarak algılama devam eder ve asıl misyonu ve hedefi barış olan ilahi dinler, saldın nedeni olur. Siz onları Kur'ân'a rağmen cehenneme gönderirseniz, onlar sizi cennete göndermez herhalde.

Nitekim öyle olmuş, din yanlış anlaşılarak düşmanlıklar körüklenmiş, aslında çıkar için yapılan haçlı seferleri gibi savaşlar maalesef dine dayandırılmış ve din adına yapılmıştır. Nerede kaldı, "Sana, bir yanağına vurana ötekini de döndür" diyen İncil'in ve "Hep birlikte barışa girin" diyen Kur'ân'ın barışçıl mesajları!

Yemini bozmanın kefareti
Soru: Eşimle tartıştım, parmağımdan alyansımı çıkardım ve bir daha takmamaya yemin ettim. Sonra hata yaptığımı anladım. Yeminimi bozduğumda günaha girer miyim? Kurban mı kesmem gerekir? Sadaka mı vermeliyim?

Cevap: Yaptığınız geleceğe dönük yeminin tersini yapmak gerektiği zaman yemininize kefaret verip sorumluluğundan kurtulursunuz. Yemini bozmanın kefareti, ya on fakiri bir gün sabah akşam doyurmak yahut bir fakirin on günlük geçimini sağlamak ya da on fakiri giydirmek veya üç gün ardı ardına oruç tutmaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR