III. Din Şûrası izlenimlerim (1)

Diyanet işleri Kuruluş Kanunu gereğince her 5 yılda bir, İslâmî ilimlerde birikim sahibi, uzman bilim adamları toplanıp dini sorunları görüşür, yeni sorunlar hakkında ortak görüş belirlemeye çalışırlar

Haberin Devamı

Din, toplumun en önemli olgusudur
Diyanet işleri Kuruluş Kanunu gereğince her 5 yılda bir, İslâmî ilimlerde birikim sahibi, uzman bilim adamları toplanıp dini sorunları görüşür, yeni sorunlar hakkında ortak görüş belirlemeye çalışırlar. İlki 1993'te toplanan Din Şûrası, bu yıl 20-24 Eylül tarihleri arasında üçüncü toplantısını yaptı. Eski Diyanet İşleri Başkanları, şûranın tabii üyesi olduğundan bizi de bu sıfatımız gereğince davet etmişlerdi.

Ankara Dedeman Oteli'nde toplanan şûranın açılışına Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, devlet düzeyinde katılıp birer konuşma yaptılar. Açılışa, güzel sesli bir hafızımızın, şûranın temasına ve içinden geçtiğimiz sürece uygun olarak okuduğu, mesaj yüklü iki ayetle başlandı. Okunan ayetler Allah'ın rahmetini, Hz. Peygamber'in nezaket ve zarafetini, İslâm'ın çağrı yöntemini dile getiriyordu: "Allah'ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi. Öyleyse onlar(ın kusurların)dan geç, onlar için mağfiret dile. İşini onlara danış, karar verince de Allah'a dayan. Çünkü Allah kendine dayanıp güvenenleri sever" (Al-i İmran: 159), "Hikmetle ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağır ve onlarla en güzel biçimde tartış. Kuşkusuz Rabbin, işte yolundan sapanları en iyi bilen O'dur ve O, yola gelenleri de en iyi bilendir" (Nahl: 125).

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, şûranın amacını belirten açış konuşmasını yapü. Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın da her zamanki gibi yüksek düzeyli, felsefi konuşmasını sundu. Ardından Başbakan konuştu, güzel şeyler söyledi. Meclis Başkanı Bülent Arınç ve en sonunda da Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer konuşmalarını yaptılar. Hepsi de güzel olan devlet ricalinin konuşmaları, Türkiye'nin düşünce ufkunun genişlediği, demokrasi anlayış ve uygulamasının rayına oturduğu, yarınların aydınlık Türkiyesi'nin sabahının ışımaya başladığı müjdesini veriyordu.

Şûranın haber niteliği taşıyan tarafı, ilk defa Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının, açılışa katılıp yol gösterici bir konuşma yapmış olmasıdır. Ben bunu devlet, millet, barış ve bütünlüğünün gerçekleşmesi olarak algıladım. Din, toplumun en önemli bir olgusu, gerçeğidir. Devlet ne kadar laik olursa olsun, toplumun bireyleri dinle iç içe yaşarlar. Devletin görevi, toplumun sorunlarına çare bulmak, toplumun sosyal gereksinimlerini karşılamaktır. Din de toplumun en önemli gereksinimi olduğuna göre devletin bu alanda hizmet götürmesi gerekir. Bunun için laik vasfına rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı çatısı altına almıştır.

Yarın: AB sürecinde din hizmetleri ve eğitimi

DİĞER YENİ YAZILAR