*Bir okurum mektubunda şöyle diyor: “Özellikle son yıllarda dini konularda bir bölünme yaşanıyor. Bir kısım hocalar tamamen gelenekçi zihniyetle birlikte çok katı kuralları savunurken bir kısmı ise dini daha kolaylaştıran unsurlar üzerinde duruyor. Mesela bazı din adamları ojenin abdeste ve gusle mani olduğunu bazıları ise mani olmadığını, bazıları kadınların âdet günlerinde ibadet yapamayacaklarını bazıları ise böyle bir yasağın olmadığını söylüyor. Böyle ihtilaflı konularda bir uzlaşı sağlanamaz mı?”
*SÖZÜNÜ ettiğiniz hocalar Kur’ân’a değil, çoğu zamanın şartları içinde üretilip Peygamberin ağzına konulmuş rivayetlere dayanarak konuşuyorlar. Hicri 2’nci ve 3’üncü çağlarda oluşmaya başlayan İslâm hukuku ve ibadet kitapları maalesef Kur’ân yerine bu rivayetlere dayandırıldığından Kur’ân’ın açık ve kolay emir ve prensipleri bir kenara bırakılıp bu rivayetler esas alınmıştır. Çünkü bu rivayetlerde o zamanki iktidarların çıkarları vardır. Böylece Kur’ân’ın kolay dini bu rivayetlerle gölgelenip ayrıntıya boğulmuş ve İslâm yaşanmaz hale getirilmiştir.
Tıpkı daha önceki dinlere yapılmış olan sokuşturmalar İslâm’a da yapılmıştır. Onlar bizim açıklamalarımızı beğenmez görünürler ama biz onların hemen çoğunun hocasıyız ve hep benim eserlerimden alıntı yaparak kitap yazmışlardır. Siz, itiraz edenlere cevap verebilmek için sözlerimizin dayandığı delilleri bilmelisiniz. Bunun için de 30 ciltlik Kur’ân Ansiklopedisi ve 12 ciltlik Yüce Kur’ân’ın Çağdaş Tefsiri adlı eserimi okumalısınız. Bana saldırırken aslında Kur’ân’a saldıran, görünürde dindar ama gerçekte halka yaranıp çıkar sağlamaktan başka amacı olmayan o kişilere itibar etmiyorum.
Onlarla bir araya gelip fikir birliğine varmak mümkün değildir. Sağduyu sahipleriyle anlaşılabilir ama önyargılı olanlarla anlaşmak imkansızdır. Ayrıca dini yorumlar ihtilafa açıktır. Çünkü yorumun doğasında bu vardır. Kur’ân’da da, “Eğer Allah isteseydi insanları bir tek inançta birleştirirdi” buyurulmaktadır. Demek ki fikri gelişme alanında düşünce ayrılığının bir ölçüde yararı vardır. İzleyin bakın ilerleyen yıllarda, bugünkü fetvalarıyla halkın gerisinde kalanların nasıl fikir değiştireceklerini göreceksiniz. Biz 20-25 yıl içinde bunun örneklerini çok gördük.
İhtilaflı olan dini konularda uzlaşma sağlanamaz mı?
Haberin Devamı

