İbadette sadece Allah'ı düşünün

Tasavvufta asıl gaye, herhangi bir yaratığı değil, sadece tek yaratanı düşünmek ve gönülde O'ndan başka bir şey bırakmamaktır

Haberin Devamı

Tasavvufta asıl gaye, herhangi bir yaratığı değil, sadece tek yaratanı düşünmek ve gönülde O'ndan başka bir şey bırakmamaktır. Zira ibadette başka bir varlığı düşünmek, Kur'ân'a göre şirktir. Bir insan herhangi bir insanı çok sevebilir, hatta ona âşık da olabilir. Çok sevdiği insanı düşünmekten kendini alamaz. Ama bu, ona tapmak değildir. Şeyhi sevmek de tasavvufun ana ilkelerindendir. Çünkü şeyh, Hz. Peygamber'in temsilcisi olarak görülür. Kur'ân'da müminlerin, Hz Peygamber'i canlarından çok sevmeleri öğütlenir. Peygamberimiz de bir müminin, kendisini, canından çok sevmedikçe tam anlamıyla iman etmiş olmayacağını belirtmiştir.

Peygamber'i sevmek, onun hal ve sıfatlarının, seven kişiye yansımasına sebep olur. Bir ermişin böyle sevilmesi de seven kişide o ermişin ahlak ve sıfatlarının tecellisine vesile olur. Böylece o kişi, sevdiği ermişin bir örneği haline geliverir. Sevgi sınırında kalmak dinen sakıncalı değil tersine, öğütlenen bir durumdur. Ama ne Peygamberin sahabileri, onu göz önünde düşünüp ondan yardım talep etmişler ne de ilk İslâm mutasavvıfları, Allah'ın nurunun şeyhlerinden kendilerine geldiğini söylemişlerdir.

Allah ile kul arasına başka bir şey girmemelidir. Peygamber'i sevmek, O'nun sünnetine uymak, kişiyi Allah'a ibadete, O'nu zikre götürür. O'na ibadet ve O'nu zikir esnasında artık O'ndan başka hiçbir şey düşünülmez. Gönülde sadece Hakk'ın adı, anısı ve sevgisi kalır. Böyle zikre devam eden kul, tez zamanda ilahi tecellilere erip kemâl bulur. Allah bizi de o kemâl bulanlar arasına katsın, amin.

Allah ile kul arasında aracı yoktur. Allah bunalmış kullarına doğrudan yardım ettiği gibi bazı kullan aracılığıyla da yardım eder. Kur'ân'da yetim çocukların, harabe duvar altındaki servetlerinin korunması için misal aleminden bir kulu olan Hızır'ı görevlendirmiş ve Hızır, duvan onararak çocukların servetlerinin korunmasını sağlamıştır. Burada yüce Allah, yetim çocuklara bir kulu aracılığıyla yardım etmiştir. Bu aracının ille de insan olması gerekmez. Ruhani varlıklar, melekler, doğa yasaları da olabilir. İsterse yardımını vasıtasız da yapar.

DİĞER YENİ YAZILAR