İbadet, sayı ve söz işi değil gönül işidir

Haberin Devamı

SORU: Denir ki: 1- Üç İhlas ve bir Fatiha okumak, Kur’ân-ı Kerim’in tümünü okumaya verilecek sevaba eşittir.

2- “Subhanallahu velhamdulillahi vela ilahe illellahu vellahu ekber, vela havle vela kuvvete illa billa aliyyul aziym” şeklindeki zikir, bir hac sevabına eşittir.

3- “Subhanallahi ve bi hamdihi” şeklindeki zikir için ise hadise mealen, “Sabaha ve akşama erişen kişi, her sabah ve akşam 100’er kez bu şekilde zikir ederse kıyamette sevabı en fazla olan kişi olur.” Hangisinin sevabı daha fazladır?
(Abdullah Erdoğan)

CEVAP: Bu yazdığınız sevap hesaplamalarına ilişkin rivayetlerin pek çoğu insanları zikre, tesbihe, okumaya yönlendirmek amacıyla uydurulmuş şeylerdir. Maalesef bunların bir kısmı sağlam denilen hadis kitaplarında da yer almıştır. Ama uydurmalığı şuradan bellidir ki, Fatiha ve İhlas’ın tüm Kur’ân’ı okumaya bedel olduğu söyleniyor. Bu hadis ne zaman söylendi? Bu söz söylendiği zaman henüz Kur’ân tamamlanmamıştı ki, bunları okumak tüm Kur’ân’ı okumaya denk olsun.

Böyle şeyi mantık almaz

İkinci rivayet de abartıdır. Zahmetsiz, meşakkatsiz insanın ağzından çıkan bir tek söz, nasıl olur da özellikle 1400 yıl öncesinin şartlarında yapılan külfetli, zor hac sevabına denk olur? Bunu mantık alır mı? Üçüncü rivayet de yine bir tek söz söyleyen kişinin, kıyamette en çok sevabı olan kişi olacağını belirtiyor. Demek bu kişi sadece bu sözü söyleyecek ama başka bir şey yapmayacak. Namaz da kılmasa olur. Bu sözü söyledi ya, tamam onun sevabı en fazla. Ötekinin çektiği sıkıntı yanına kalır. O zaman ne gerek var zahmet çekmeye? Kişi kalkar 100 kere bu sözü söyler, başka bir şey yapmaz.

Nasıl olsa onun sevabı tüm zor amelleri yapanlardan fazla. Olmaz böyle şey. Dediğim gibi bu tür sözler, insanları zikre, tesbihe yönlendirmek amacıyla üretilmiş sözlerdir. Kur’ân’da böyle sözlere en ufak işaret yoktur. İbadetlerin değeri sayıyla veya sözle değil, içtenlikle ve gönülden yapılmasıyla ölçülür. Bu iş söz işi değil, öz yani gönül işidir.

DİĞER YENİ YAZILAR