Hz. Muhammed örnek insandır

Peygamber, Zeynep ile Zeyd'in geçinemediklerini anlamıştı. Fakat birdenbire ailenin yıkılmaması için de Zeyd'e, "Karını yanında tut, Allah'tan kork" diyordu

Haberin Devamı

Peygamber, Zeynep ile Zeyd'in geçinemediklerini anlamıştı. Fakat birdenbire ailenin yıkılmaması için de Zeyd'e, "Karını yanında tut, Allah'tan kork" diyordu. Kendi emriyle Zeyd ile evlenmekle mutsuzluk içine giren Zeynep'in ve ailesinin daha perişan olmaması için de Zeyd'den ayrıldıktan sonra onunla evlenmeyi içinden geçiriyordu. Peygamberimizin Zeynep ile evlenmeyi düşünmesi, Allah'ın takdiriyle ve O'nun hikmeti uyarınca meydana gelmiştir.

Zeynep Zeyd'den ayrılıp iddetini tamamladıktan sonra Allah'ın Elçisi onunla evlenmiştir. Tâ ki kendisi bu davranışıyla müminlere örnek olsun ve bundan böyle gerektiğinde müminler, evlatlıklarının boşanmış karılarıyla evlenmekte bir güçlük çekmesinler. Olayı Allah'ın bu hikmetine dayandıran Ahzâb 36'ncı ayetin sonunda Allah'ın emrinin mutlaka yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Değerli okurum, bunda ne var? İki insan evlenmiş, geçinemeyip ayrılmışlar. Peygamber de ayrılan kadının hem kendisinin, hem de ailesinin onurunu tamir etmek için bizzat onunla evlenmiştir.

Önemli olan Peygamber'in 1400 yıl önce falan veya filan kadınla evlenmiş olması değil, insanlığa getirdiği mesaj, mutluluk reçetesidir. Peygamber'le evlenmiş olan bu kadın, durumundan şikâyet mi etmiş? Yoksa Peygamber onunla gizli bir aşk mı yaşamış? Evlenmesinin amacı da gayet açık. Bu evlilik, Zeyd ile Peygamber arasında herhangi bir kırgınlığa da sebep olmamış.

Kimse kuşku duyamaz
Zeyd her zaman Peygamber için canını feda etmeye amade bulunmuştur. Nitekim Peygamber'in emriyle Mu'ta Savaşı'nda komutan olan Zeyd, orada şehit düşmüştür. Peygamber, Zeyd'in oğlu Üsame'yi de çok severdi. Hz. Ömer, kendi oğluna şöyle demiştir: "Allah'ın Elçisi, Üsame'yi senden çok severdi, onun babasını (Zeyd'i) de senin babandan çok severdi!"

Bu olayda Peygamber (selâm ona), iki batıl geleneği yıkmıştır: Bunlardan biri toplumdaki fakirlerin, soylulara denk olamayacağı, onlarla evlenemeyeceği şeklindeki düşüncedir. Evvela kendi halasının kızını, azatlı kölesi olan uşağıyla evlendirerek toplumdaki sınıflaşmayı kaldırmış, bütün Müslümanların birbirlerine eşit olduğunu göstermek istemiştir.

İkincisi de evlatlığın boşanmış veya dul kalmış karısıyla evlenmeme geleneğidir. Bu geleneği de bizzat kendi ailesi içinde uygulayarak kaldırmıştır. Zaten o, önemli hükümleri önce kendi aile fertlerine uygulardı. Nitekim faiz haram kılınınca önce kendi amcası Abbâs'ın faiz alacaklarını lağvederek Allah'ın emrini uygulamıştır. Yine kan gütme yasağını da önce amcası Haris'in kan davasında getirmiştir.

İşte olayın içyüzü budur. Peygamber'in evlilikleri, elli yaşından sonra ve büyük ölçüde siyasi ve toplumsal nedenlerle olmuştur. O, toplumun her zaman model insanıdır. Hiç kimse onun tertemiz sîretine gölge düşüremez. Onun hakkında kuşku duyan kendi sonunu berbat eder.

DİĞER YENİ YAZILAR