Kurtubî, hocası Ebû'l-Abbâs Ahmed İbn Ömer'in şu sözünü aktarmaktadır: "Endülüs ve başka bölgelerde fakîh geçinenlerin çoğu, bu görüşe karşı çıkmış ve böyle söyleyenleri kâfirlikle suçlamışlardır. Bu, onların teorik bilgileri olmamasından, bir Müslümanı kâfirlikle suçlamaktan kaçınmak gerektiğini anlamamalarından kaynaklanır. Özellikle çağımızın ilmini, erdemini ve imamlığını kabul ettiği bir bilimadamı küfürle suçlanamaz. Kaldı ki Peygamber'in yazı bildiği konusu kesin değildir. Birtakım sahîh kişi haberlerinin açık anlamına dayanmaktadır. Akıl bunu muhal görmediği gibi, dinde de bunun muhal olduğu hakkında kesin bir kanıt yoktur." Ancak cumhurun reddi, önyargıyla birtakım zorlamalara dayanmaktadır. Bu rivayetler, Bâcî'nin görüşünü haklı çıkaracak nitelikte. Peygamber gerçekten yazmış olsa bile bu rivayet, onun kitap okuyacak kadar yazı bildiğini göstermez. Çünkü bu rivayette "Yazısı iyi değildi" kaydı var. Faraza zar zor imzasını atan bir adam okur yazar sayılamaz. Hele sadece kendi ismini yazmış olmasından, Peygamber'in bilgisini, okuyarak öğrendiği asla iddia edilemez. Yazımın başında vurguladığım gibi Anke-but: 48. âyet, Hz. Muhammed'in, hiç yazı bilmediğini değil, herhangi bir 'Kitap' okumadığını ifade ediyor. Burada sözü edilen Kitap da, İlâhî Kitap olan Kitâb-ı Mukaddes'tir.
Hz. Muhammed'in, zamanında mevcut 'Kitap'ı okuması mümkün değildi. Çünkü İbrânîce olan o 'Kitap' kendisinden dört asır sonra Arapça'ya çevrilmişti. Onun için Hz. Peygamber'in Kitâb-ı Mukaddes'i okumadığı ve ondan parçalar yazmadığı muhakkaktır. Ayrıca âyette, "Bundan önce bir 'Kitap' okumuyordun ve onu elinle yazmıyorsun" denilir. Bu ifadeden, bundan sonra, yani kendisine vahiy gelmeye başladıktan sonra da hiç yazı yazmadığı anlamı çıkmaz. Biz sanıyoruz ki Peygamber Aleyhisselâm, en az bazı arkadaşları ve vahiy kâtipleri kadar yazı biliyordu ve yazdırdıklarını kendisi de kontrol edip, bir nüshasını evinde saklıyordu. "İnkâr edenler. 'Bu (Kur'ân), yalandan başka bir şey değildir. (Muhammed) Onu uydurdu, başka bir topluluk da kendisine yardım etti' dediler ve kesin bir haksızlığa ve iftiraya vardılar.' Evvelkilerin masallan, onları yazmış, sabah akşam onlar kendisine imlâ (dikte) ediliyor'." (Furkan: 42/4-5) âyetlerinden de Hz. Peygamber'in, yazı bildiği anlaşılır. Müşriklere göre Kur'ân, Allah'ın sözü veya vahiy değil, Hz. Muhammed'e başkalarının yazdırdığı, yahut başkalarından derlediği sözlerden ibaret. Bu sözler, öncekilerin satır satır yazdıkları destan ve öykülerdir. Böyle söyleyenlere cevaben Kur'ân'ın, bağışlayan, esirgeyen Allah'ın indirdiği vurgulanıyor.
* Bu konuyla ilgili diğer görüşleri yarın anlatacağım.
Hz. Muhammed okuma-yazma bilirdi - 2
Kurtubî, hocası Ebû'l-Abbâs Ahmed İbn Ömer'in şu sözünü aktarmaktadır: "Endülüs ve başka bölgelerde fakîh geçinenlerin çoğu, bu görüşe karşı çıkmış ve böyle söyleyenleri kâfirlikle suçlamışlardır
Haberin Devamı

