Hz. Muhammed eşitlik istiyordu

Duyduklarınız ve okuduğunuz yüzeysel şeylerdir. Hz. Peygamber'in evlendiği kadının adı Hacer değil, Zeynep'tir. Peygamberimizin evlatlık edindiği zat aslında köle çocuğu değil

Haberin Devamı

Soru: Sayın hocam, duyduğuma ve bir kitapta okuduğuma göre Peygamberimiz eski bir köle olan Hz. Zeyd'i âzâd ederek onu manevi oğlu olarak himayesine almış ve daha sonra beyaz, kültürlü, güzel bir kız olan Hacer (doğrusu Zeynep) ile evlendirmiştir. Ancak aralarında geçimsizlik baş gösterince boşanmışlar. Peygamberimiz, gelen bir vahiy üzerine manevi oğlunun karısını üzerine alıp kendisine eş etmiştir. Ben bu olayın doğruluğuna inanmıyorum. Hem benim için hem de benim gibi yanlış tarafa saptırılmak istenen insanlara sizin yazacaklarınız bir kılavuz olacaktır. (Ayşin Varlı / Antalya)

Cevap: Duyduklarınız ve okuduğunuz yüzeysel şeylerdir. Hz. Peygamber'in evlendiği kadının adı Hacer değil, Zeynep'tir. Peygamberimizin evlatlık edindiği zat aslında köle çocuğu değil, hür bir Arap'ın çocuğuydu. Çocukluğunda annesiyle birlikte akrabasını ziyarete giderken yolda kaçırılıp Mekke'de köle olarak satılmıştı. Bu çocuğu satın alan Hakim, halası olan Hatice'ye hediye etmişti.

Ahzab Suresi'nin 37. Ayeti
Hatice de Hz. Muhammed'le evlenince bu kölesini, kocası Hz. Muhammed'e düğün hediyesi olarak vermişti. Henüz peygamber olmayan Hz. Muhammed, bu çocuğu azad edip evlatlık edindi. Zeyd büyümüş, Hz. Muhammed de peygamber olmuştu. Hz. Muhammed, sevdiği Zeyd'i, akrabası olan Zeynep ile evlendirmek istedi. Zeynep de beyazdı, Zeyd de... Bu evlilik, batıl bir geleneği kaldırmada öncülük etme amacına yönelikti. Hz. Peygamber, Zeynep ile evlenmek için kendisine vahiy geldiğini söylememiştir. Hanımlarıyla da vahiyle değil, kendi seçimiyle evlenmiştir. Ahzâb Suresi'nin 37'nci ayetinde, Peygamber'in, Zeyd'in boşanmış karısıyla evlenmesinin, Allah'ın emriyle olduğu belirtilmektedir.

Ailesi de razı olmamıştı
Surenin baş tarafında evlatlığın, insanın gerçek oğlu olmadığı, oğluyla baba arasındaki hükümlerin, evlatlıkla evlat edinen arasında da aynen yürümeyeceği belirtilmişti. O zamana dek evlatlık, kişinin kendi oğlu sayılır, ona varis olur, bunlar birbirlerinin kız veya karısıyla evlenemezlerdi. Bu câhiliyye geleneğinin İslâm toplumundan kaldırılması gerekiyordu. Tâ ki boşama veya ölüm halinde gerekirse evlatlık, evlat edinenin veya evlat edinen, evlatlığının karısıyla, kızıyla evlenebilsin. Peygamber Zeyneb'i Zeyd'e almak istediği zaman Zeynep'in ne kendisi, ne de annesi ve kardeşi buna razı olmamışlardı. İnsanları eşit yapmak isteyen Peygamber (s.a.v.)'in ısrarı üzerine bu evlenmeye boyun eğmişlerdi. Fakat sert karakterli olan Zeynep, kendisini kocasından şerefli görüyor, söz ve davranışlarıyla onu incitiyordu. Geçimsizlik gittikçe büyümüş, çekilmez bir durum almıştı.

* Bu yazıma yarın da devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR