Okuyucum. M. Sertoğlu'nun sorularını cevaplamayı bugün tamamlıyorum.
Üzerinden 1400 yıl geçmiş bir olayın kahramanları hakkında haklı-haksız hükmünü vermek bize bir yarar sağlamaz. Hz. Peygamber'in, hanımları arasında en fazla Hz. Ayşe'yi sevdiği ve kendisinin, Ayşe'nin odasında ve başı onun kucağında olarak, "Yüce arkadaş" diyerek vefat etmiş olduğunu da unutmayıp onun, çocuk sayılacak yaşta, insanların yönlendirmesiyle karıştığı bir olaydan dolayı ona saygısızlık etmek, kin beslemek Hz. Peygamber'in kendisine saygısızlık olur. Hz. Hasan'ın naaşının, dedesinin yanına gömülmesini Hz. Ayşe'nin engellediği savı yalandır, uydurmadır.
İbnu'l-Esir, Sahabîler tarihi Usdu'l-Ğâ-be'de olayı şöyle anlatıyor: Hz. Hasan, karısı tarafından zehirlenmişti. Kırk gün hasta yattıktan sonra vefat etti. Vefatından önce Hz. Ayşe'ye haber salıp, dedesinin yanına gömülmesi için izin istedi. Çünkü Hz. Peygamber, Hz. Ayşe'nin evinde, yatak odasında vefat etmiş, oraya defnedilmişti. Buraya başka birinin gömülmesi ancak Hz. Ayşe'nin iznine bağlıydı.
Hz. Ayşe, Hasan'ın isteğini memnuniyetle karşıladı. Bunun üzerine Hz. Hasan, kardeşi Hüseyin'e de, "Ben Ayşe'den izin aldım ama belki utanarak izin vermiştir. Sen, benim vefatımdan sonra tekrar izin iste. Kabul ederse beni onun odasına gömersiniz. Kabul etmezse, Bakî Kabristanı'na gömünüz ama muhakkak Emeviler sana engel olacaklardır" dedi.
"Vallahi bu zulümdür"
Hz. Hüseyin, kardeşinin vefatından sonra Ayşe'den izin istedi ve Ayşe, "Hay hay, başüstüne" dedi. Fakat Emeviler bunu duyunca, "Hayır asla oraya defnedilemez" dediler. İki tarafın silahlı kavgaya girişmesine ramak kalmıştı ki, "Vallahi bu zulümdür, dedesinin yanına gömülmek Hüseyin'in hakkıdır" diyen Ebu Hüreyre, Hz. Hüseyin'e gelip, "Kardeşin sana, engel olma endişesi olursa beni Bakî Kabristanı'na gömünüz demişti" diyerek Hz. Hüseyin'i ikna etti. Olay yatıştı.
Hz. Hüseyin'in cenaze namazını, Medine'nin Emevi Valisi Saîd ibn As kıldırdı. Zaten validen başka, Ümeyye oğullarından kimse cenazeye katılmamıştı (Bkz. Usdu'l-Ğâbe fî Ma'rifeti's-Sahâbe: 2/15). Olay bundan ibarettir. Olayda, çıkmak üzere olan kavga yatıştırılmış, ok ve kılıç kullanılmamıştır. Atılan okların, Hz. Hasan'ın naaşının üstüne saplandığı doğru değildir.
c- Rivayete göre Peygamberimiz, son hastalığında mescide gelmiş, bir veda konuşması yaparak Hz. Ebubekir'den çok memnun olduğunu belirtmiş ve Ebubekir'in evi hariç, diğer evlerin mescide açılan kapılarının kapatılmasını emretmiştir. Nihayet bu bir rivayettir. Gerçeği Allah bilir.
"Hz. Ayşe'den tekrar izin iste"
Okuyucum. M. Sertoğlu'nun sorularını cevaplamayı bugün tamamlıyorum
Haberin Devamı

