Hz. Ayşe asla Muaviye'nin tarafını tutmadı

Soru: Bir yazınızı şu cümleyle bitirmiştiniz: "Sıffın olayının baş sebebi, Muaviye ve Amr ibn As'in siyasi ihtiraslarıdır." Bu durumda, Hz. Ayşe neden Muaviye'nin tarafını tuttu?...

Haberin Devamı

Soru: Bir yazınızı şu cümleyle bitirmiştiniz: "Sıffın olayının baş sebebi, Muaviye ve Amr ibn As'in siyasi ihtiraslarıdır." Bu durumda, Hz. Ayşe neden Muaviye'nin tarafını tuttu? Hz. Ayşe, ilimde zirve denilecek bir insandı. Nasıl oldu da Muaviye'nin ve Amr İbn-i As'in siyasi ihtiraslarını göremedi? Hz. Ali'yi bilmiyor muydu ki, onun hata yaptığını düşünüp karşısında yer aldı? (Arif Bilgin)

Cevap: Hz. Ayşe asla Muaviye'nin ve Amr ibn As'in tarafını tutmamış, onlara yardımcı olmamıştır. Maalesef insanlar gerçekleri araştırmadan hüküm veriyorlar. Hz. Ayşe, kendisinin eniştesi olan Zübeyr'in ve onun arkadaşı Talha'nın etkisinde kalarak Osman'ın katillerinin cezalandırması hususunda Hz. Ali'ye karşı oluşturulan cepheye katılmış, Cemel olayında bizzat savaşa iştirak etmiştir. Ama Talha ve Zübeyr'in adamlan bozguna uğrayınca Hz. Ali, Hz. Ayşe'yi korumuş, siyasete katılmamasını öğütleyip Medine'ye göndermiştir. Hz. Ayşe bundan sonra asla siyasete karışmadı, Muaviye'nin tarafını da tutmadı. Siz Cemel olayı ile Sıffin olayını karıştırıyorsunuz. Bunlar ayrı ayrı olaylardır.

Haram olan kredi değil tefeciliktir
Soru: Babamın bir evi var. Daha sonra krediyle annemin adını kullanarak kardeşim için bir ev daha aldı. Bu evi satamayız. Ödemeler 4 yıl daha sürecek. Bu ev haram mı? (Bayram Bayraktar)

Cevap: Kredi ile ev alma imkânı, yeterli parası olmayanların, ev sahibi olmaları için kanunla tanınmış bir imkândır. Bu şekilde ev almanın haram olduğunu kim söyledi? Bu tür sözler veya fetvalar, İslâm'ı çağın gerisine atmak demektir. Düşünün bir kere bu sistem, yoksulun lehine mi, aleyhine mi? Eğer böyle bir imkân olmasa dar gelirli, bir ömür değil, belki iki ömür yaşasa ev sahibi olamayacak, kiralarda sürünüp duracak. Bu durumda yoksul insan mağdur mu oluyor? Hayır. Kazançlı çıkıyor, ödeme yaparken de içi acıyarak değil, memnun olarak yapıyor. Yoksulun lehine olan bir sistemi din neden haram kılsın? Haram olan tefeciliktir.

Kuran'a göre gıybet çirkin bir eylemdir
Soru: Gıybet nedir? (Hüseyin)
Cevap: Gıybet, bir kişiyi veya kişileri arkasından çekiştirmek, dedikodusunu yapmaktır. Bir insanı, arkasından hoşuna gitmeyecek bir sözle anmak gıybettir. O kişi hakkında söylediğiniz söz onda mevcutsa gıybettir. Ama o insanı kendisinde bulunmayan, yapmadığı bir eylemle veya sıfatla anmak gıybetten öte, iftiradır. İftira, gıybetten de ağır bir suçtur. O halde mümin insan, başkalarını çekiştirmemeli, dedikodu yapmamalıdır. Söylediği doğru bile olsa, adamın hoşuna gitmediği biçimde anılması, gıybettir, günahtır. Kuran'a göre bu çirkin bir eylemdir.

'40 yıldan beri aynı rüyayı görüyorum'
Soru: Yaklaşık olarak 40 yıldan bu yana rüyayı görüyorum. Şehit olan kocamın cesedini başka bir yere naklediyorum. Ancak bu yer yer iyi olmadığı için huzursuz oluyorum. Bu rüyanın dini açıdan özel bir yorumu var mıdır? (Nakiye Birinci)

Cevap: Rüya yorumcusu değilim. Rüyanızın açık anlamını maalesef bilmiyorum. Neye işaret ettiği, belki sizin düşünceleriniz ve yaşadığınız ortamla ilgilidir. Size yardımcı olamayacağım için üzgünüm.

Özürlü kişilere ibadet kolaylığı var
Soru: Rahatsızlığım nedeniyle idrar sondasıyla dolaşmak zorundayım. Yaşım 81. Beş vakit namazıma devam etmemde bir mahzur var mı? (Kemalettim Kutlu)

Cevap: Siz özürlüsünüz. Özürlüler, her namaz vakti için abdest alıp o vakit içindeki namazlarını kılar. İdrarın damlaması abdestinizi bozmaz. Ancak vakit çıkınca abdestiniz bozulur, yeniden abdest alıp öteki vaktin namazını kılarsınız. İsterseniz öğleyle ikindiyi, akşamla da yatsıyı birlikte kılabilirsiniz. Çünkü durumunuz size bu kolaylığı sağlar.

DİĞER YENİ YAZILAR