Hurufilik ve Kur'ân

Vaktiyle asistanımız olan Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünver'in, Fecr Yayınevi tarafından Ankara'da bu yıl içinde yayınlanmış olan bu eseri, önemli bir çalışma ve araştırmanın ürünüdür

Haberin Devamı

Vaktiyle asistanımız olan Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünver'in, Fecr Yayınevi tarafından Ankara'da bu yıl içinde yayınlanmış olan bu eseri, önemli bir çalışma ve araştırmanın ürünüdür. Üç bölümden oluşan eserin girişinden sonra gelen birinci bölümünde Hurufiliğin asıl lideri olan Fazlullah Esterâbâdî'nin hayatı, eserleri, görüşleri, kurmaya çalıştığı inanç ve ibadet esasları anlatılmaktadır.

İkinci bölümünde Türk hurufilerinden olan şair Nesîmî, hayatı ve görüşleri, üçüncü bölümde ise Nesîmî'nin Kur'ân'a yaklaşımı anlatılmaktadır. Kitabın giriş kısmında Hurufi düşüncenin tarihi arka planı hakkında bilgi verilmiştir. Burada anlatıldığına göre, Alma Risaia Rba adlı Manden metninde, Âdem'in hem makrokozmoz, hem de mikrokozmoz varlık olduğu belirtilmektedir. Kozmoz yani kâinat, insan formunda bina edildiği gibi insan da kozmoz şeklinde yapılanmıştır.

Muhakkak ki bu anlayışın, insanı büyük evrene bedel sayan küçük evren (nüsha-i suğrâ) şeklindeki tasavvuf düşüncesinde etkisi açıktır. Manden gizli metinlerine göre word (kelime: söz), Adem'e gelip onun sağ eline harfi bırakmıştır. Böylece Söz, Adem'e alfabeyi (düşüncesini anlatma aracını) öğretmiştir (s. 22-23).

Mustafa Ünver'in de işaret ettiği gibi bu anlatım, Allah'ın Adem'e isimleri öğrettiği ve insana beyanı öğrettiği şeklindeki Kur'ân söylemlerine çok yakındır (Bakara: 31, Rahman: 42).

Derinlere inebilme
Daha sonra bir takım gizemlere, tılsımlara konu edilen harfler, İslâmî gelenekte de harfler ilmini doğurmuştur.

İslam dininin temel kaynaklan olan Kur'ân ve hadis metinlerinin, Hurufilik düşüncesinin esin kaynağı olduğu iddia edilmiştir.

Batınîliğin bir alt kolu olarak ortaya çıkan Hurufilik, görünüre göre hüküm vermeme, dış yüzeyle tatmin olmama, daha derinlere inebilme, sırları keşfetme, perde arkasına âşinâ olma, görünenle yetinmeyerek içe nüfuz etme iddiasında bulunmuş (s. 24-25), bu görüş, Kuran'ın dış ve iç anlamı olduğu yolundaki bazı hadislerle ve olayları görünüşe göre değerlendirenle iç yüzüne göre hareket eden iki insan öyküsü (Kehf: 60-82. ayetler) ile de desteklenmiştir.

Daha sonra Alevî-Bektaşîliğin temel ilkeleri haline getirilen Hurufilik, insanın suretinde Allah'ı okumuştur. Nesîmî'nin,

Mazhar-ı Yezdan'a düş oldı gözüm
Menba-ı ihsana düş oldı gözüm
Sûret-i Rahmân'a düş oldı gözüm
Sol kâmil insana düş oldı gözüm

dörtlüğünde bu düşünce açıktır.

Harflere verilen birtakım sayısal değerlerle de gelecek hakkında kehanetlerde bulunma şeklinde ifade edilebilecek İslâm öncesi kültlerden gelen Kabalizm, İslâm tarihinde de Cifr adıyla varlığını ve etkinliğini sürdürmüştür. Bugün Kur'ân'daki ayet numaralarından bir takım kehanetler çıkarma düşüncesi, Hurufilik ile örtüşmektedir.

Yarın: Hurufi düşünceye bir örnek

DİĞER YENİ YAZILAR