Uzun zaman önce Kenneth W. Frank isimli bir Amerikalı, eserlerim üzerine çalışma yapıp lisans, yüksek lisans ve doktora tezi hazırlamıştı. Bu tezler sayesinde başarıyla kariyer unvanı almasının ardından bana bir teşekkür mektubu yazmıştı. Bugün, ona yazdığım cevabı yayınlamak istiyorum.
"Sayın Kenneth W. Frank, Selamlar. Göndermiş olduğunuz teşekkür mektubunu ve daha sonra gönderdiğiniz, Kapsamlılık ve Sınırlayıcılık adlı yüksek lisans tezinizi aldım. Teziniz gayet özlü ve tarafsız olarak karşıt görüşleri yansıtmaktadır. Bir gün doktora tezinizi de okuma imkânı bulmayı ümit ederim.
Geniş düşünceli dinbilimciler seslerini duyurabilme imkânı bulsalar, dünyamız daha barışçı bir ortam içine girebilir. İnsanların dünya çıkarına dayalı sertleşmeleri ve kavgaları maalesef Tanrısal kökenli vahiylere mal ediliyor. Allah'ın, insanlan dost ve kardeş yapmak için görevlendirdiği elçilere verdiği mesajlar, düşmanlıklara, kavgalara neden gösteriliyor. Çünkü uygulama öyledir.
Dini bu hale getirenler, elbette onu yozlaştıran ve Allah'ın geniş rahmetini tekellerine alan, din yorumcularıdır. Kanaatimce insanların birbirlerine hoşgörüyle bakabilmeleri, alacakları eğitime bağlıdır. Bağnaz eğitim, bağnaz insan yetiştirir. Bu, Tanrısal mesajın ruhuna aykırıdır.
Hz. Muhammed'in bir sözü var: "Biz peygamberler, baba bir kardeşleriz." Onlar kardeştir ve sonra gelen peygamberler, önce gelene son derece saygı göstermiştir ama onun mesajını alan insanlar, ondan sonra yorumlarıyla mesajın ruhunu değiştirmişler, egoizmleriyle, dar görüşleriyle dünyayı da ahireti de hep kendilerine özgü sanmışlar, karşıt grup da kendini savunmak zorunda kalınca cağlar boyu süren din savaşları başlamış ve din yüzünden uluslar arasında nefret, düşmanlık sürüp gitmiştir.
Dinin amacı elbette bu değildir. Hiçbir peygamber, insanların kavga edip birbirini kırmasını istemez. Onların hepsi Tanrı'nın insanlığa rahmetidir. Tanrı'yı sevmek nasıl bir borç ise O'nün kullarını sevmek de O'nü sevmenin bir gereğidir. Size ömür boyu başarılar, sağlık ve mutluluklar dilerim."
Gerçeği sadece Allah bilir
Soru: Gerçekleşmesini çok istediğim bir bir düşüncem var. Bu yüzden önce namaz kıldım sonra da Peygamber Efendimiz'in istihare duasını okuyup yattım. Ve o gece, çok güzel bir rüya gördüm. Bu, bir tesadüf mü yoksa Allah'ın olumlu bir işareti mi?
Cevap: Madem istihare yaptınız, güzel rüya gördünüz, o zaman rüyanın işaret ettiğini yapınız. Bu, sonucun hayırlı olacağını gösterir inşallah. Ama sorumluluk size aittir. Biz gaybı bilmeyiz. Gerçeği Allah bilir. Asıl istihare, namaz kılıp duayı okuduktan sonra gönle gelen ağırlıklı, baskın düşüncedir. Bu 7 kez yapılabilir. Siz isterseniz bir iki defa daha yapınız. İçinize doğan ağırlıklı düşünceye göre hareket ediniz.
Hoşgörülü olmak eğitime bağlıdır
Uzun zaman önce Kenneth W. Frank isimli bir Amerikalı, eserlerim üzerine çalışma yapıp lisans, yüksek lisans ve doktora tezi hazırlamıştı
Haberin Devamı

