Hiçbir şey Allah'tan saklanamaz

Herkesin dünyada yaptıkları ruhuna yerleşmiştir. Yaptıklarının işaretleri, izleri ruhunda görünür, bütün organları yaptıklarını söyler

Haberin Devamı

Herkesin dünyada yaptıkları ruhuna yerleşmiştir. Yaptıklarının işaretleri, izleri ruhunda görünür, bütün organları yaptıklarını söyler. Rahman 39- 42 ayetlerinde, âhirette suçların, kulun itirafına gerek kalmayacak derecede açıkça belli olacağını bildirilmektedir. Kişinin, dünyada yaptığı kötü eylemler, günâhlar, ruh cisminin üzerinde kendilerine özgü lekeler bırakır. Bu izler, o kulun hangi günâhları işlemiş olduğunu belirtir. Her günahın ruh üzerinde kendine özgü işaretleri olur. Bu işaretler, o kulun ne gibi işler yapmış olduğunu gösterir. Ruh bedenden ayrılınca eylemlerinin bütün izleri açığa çıkar: O gün onlar, ortaya çıkarlar. Onlardan hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. (Ve sorulur onlara): "Bugün mülk kimindir? O tek ve kahhâr olan Allah'ın!" (Mü'min: 60/16) âyetinin bildirdiği üzere o gün her can apaçık ortaya çıkar, bütün meziyetleriyle görünür. Dünyada yaptığı her şey açıkça belli olur. Hiçbir iş Allah'tan gizli kalmaz. O gün Allah, mülkün kime ait olduğunu, gerçek tanrının kim olduğunu sorar. Bu soru da bir öğrenme sorusu değil, Allah'a ortak koşanları azarlama, hatâlarını yüzlerine çarpma sorusudur. Yine kendisi, mülkün yalnız kendisine ait olduğunu vurgular. Yahut Rabbin sorusu üzerine herkes, bütün varlıklar yegâne hükümdarın Allah olduğunu söyler.

Kur'ân-ı Kerîm, âhiretteki hesabı bu kadar açık biçimde ortaya koymuşken, ilmihal kitaplarında bazı zayıf rivayetlere dayanılarak yapılan Münker-Nekîr senaryosu ve bu meleklerin "Rabbin kimdir? Nebîn kimdir?" gibi sorular sorduğu rivayetleri uydurmadır. Kur'ân, suçlulara, günâhlarının sorulmayacağını, herkesin ne yaptığının ortaya çıkacağını vurgulayadursun, rivâyetçiler, Münker-Nekîr'e sorular sordurmadan rahat edememişler. Melekler ölen kişinin işaretlerini, ne yaptığını, kime inandığını ve eyleminin izlerini görmüyorlar mı da böyle sorular soruyorlar? Bütün bunlar yanlıştır. Ancak insanın sorumluluğunu, kendisine verilen ni'metlerden sorulacağını bildiren âyetler de vardır: "Sonra o gün, (size verilen) ni'metten sorulacaksınız." (Tekâsür: 8) Ve Zuh-ruf: 19,44, Nahl: 56, 93, Enbiyâ: 13, 23. ayetler. Bu âyetler, suçluların, Allah adına uydurdukları şeylerden, yaptıkları günâhlardan, yalan tanıklıklarından, Kur'ân'a karşı olumsuz davranışlarından sorulacaklarını bildirmektedir.

Burada vurgulanan sorgulama, suçlulardan neler yaptıklarını öğrenme sorgulaması değil; yaptıklarını onların yüzüne vurup onlan azarlama, yaptıkları suçlardan ötürü onları hesaba çekme şeklinde bir sorgulamadır. Münker-Nekîr senaryosunda olduğu gibi bir soru sorma değildir. Bu âyetlerin amacı, insanın, yaptığı hareketlerden, davranışlardan sorumlu olduğunu; suçluların cezalandırılacağını vurgulamaktır. Yoksa kişinin sorguya cevap verip vermemesi önemli değildir.

DİĞER YENİ YAZILAR