SORU: Bildiğiniz üzere “vicdani ret”, bir kişinin ahlaki tercih, dini inanç ya da politik nedenlerle askere gitmeyi reddetmesidir. Bu konuya dinimiz nasıl bakıyor? (A. S.)
CEVAP: “Vicdani ret” ne demek? Askerliği reddedip gitmeyen kişi nerede yaşıyor? Onun malını, namusunu kim koruyor? Vatandaşların çocukları gidip askerliğini yaparak bu kişinin hakkını, hukukunu, namusunu, toprağını korurken kendisinin bunu yapmaması, başkasının sırtında yaşaması anlamına gelir. Onun diğer insanlardan ayrıcalığı nedir? Askerden kaçan iflah olmaz. Askerlik yapmayan kişi adamdan sayılmaz. Bu tür şeylerin konuşulması dahi abestir. Bu topraklarda yaşayan ve ülkenin yasalarından yararlanan herkes, üstüne düşen yurttaşlık görevini yapmak zorundadır. Bu hem dini, hem vatani hem de kanuni bir zorunluluktur.
Müt’a nikâhı hakkında
SORU: Şiiler müt’ayı helal, Sünniler ise haram sayar. Harama helal ya da helale haram demek doğru mu?
CEVAP: Kur’ân’da da “Yararlandığınız kadınların ücretlerini veriniz” ayeti vardır. Bu ayeti nesheden bir ayet yoktur. Hz. Peygamber’in, Mekke’nin fethinde müt’a nikâhını yasakladığı hakkında rivayetler vardır ama kanaatime göre bu rivayet, Peygamber’den sonra gelen otoritenin etkisiyle üretilmiştir. Çünkü hem Cabir ibn Abdullah hem de Abdullah ibn Absbas, Hz. Ömer’in müt’ayı yasaklamasını kabul etmemişler, “Ömer yasaklamasaydı bu millet zina etmeyecekti” demişlerdir. Hz. Ömer, bunun toplumun aleyhinde olduğunu düşünerek uygulanmasını yasaklamıştır. Sünni mezheplere göre müt’a yasak olmakla beraber müt’a yapana, zina cezası uygulanmaz. Çünkü bunun zina olup olmadığında kuşku vardır.
Kelime-i tevhid çekmek
SORU: 70 bin adet kelime-i tevhid çekilmesinin Kur’an ve sünnetteki yeri nedir? Sayıların önemi var mı? (Yüksel Yımaz)
CEVAP: 70 bin adet kelime-i tevhid çekmek bir gelenektir. Kur’ân’da ve sünnette bir delili yoktur. Bu, bazı tasavvuf önderlerinin öneri ve uygulamalarından ibarettir.
Herkes üstüne düşen yurttaşlık görevini yapmalı
Haberin Devamı

