Hâşâ, Allah'a hiçbir an, cahillik ve acizlik ilişemez. Allah, insanların günahını affetmek için çocuk şekline bürünüp kadının karnına girmez. Bunlar acz belirtileridir. Hem Allah, insanları affetmek istedikten sonra ne diye böyle çareler düşünsün? Affediverir, yaptığından sorumlu değildir, dilediğini yapar. Allah'a karşı işlenmiş bir hatayı bağışlamak, adalete aykırı değil, Allah'ın af ve lütfunun tezahürüdür. Kaldı ki Adem'in günahından, zürriyetinin sorumlu tutulması da Allah'ın adaletine aykırıdır. Babanın suçundan oğlu neden sorumlu olsun? İslâm'a göre herkes kendi günahından sorumludur, günah ferdidir. Hiçbir günahkâr, diğerinin günahını çekmez. Herkes kendi günahını yüklenir, ondan hesaba çekilir.
İsa'nın çarmıha gerilmesini kabul etmeyen Hıristiyan mezhepleri de vardır. Cerinthi ve Tatianos mezhebinde olanlar, asılmayı kabul etmezler. Tatianos, şarap içmeyi haram kabul ettiği için Hıristiyanlar, onu sapık saymışlardır. Şeyh Tantâvî, İsa'nın çarmıha gerilmesi öyküsünün, bir Bâbil efsanesinden Hıristiyanlığa adapte edilmiş olduğunu, Müslümanlığı kabul etmiş olan Lord Headly'nin "İkazu'l-ğarbi li'l-İslâm" adlı kitabından naklediyor. Lord Headly, 1903-1904 yıllarında Alman arkeologlar tarafından keşfedilen Asur yazısıyla yazılmış iki Bâbil yazıtından, Bill'in dramının, aynen İsa dramına benzediğini saptamıştır.
Söz konusu yazıtları gördükten sonra Müslüman olan Lord Headly şöyle demiştir: "O zaman kürsülerden biricik kurtarıcımız olarak ilan edilen Hıristiyanlığın büyüklüğü nerede? Bu yazıtlardan anlaşılıyor ki bu hikâye, Mesih'in ortaya çıkmasından bin yıl veya daha fazla bir zaman önce vardı. Demek ki bu boş hikâye, size ebedî hayata girme pasaportu vermez. Bütün bunlar, çocukları avutmak isteyenlerin hikâyesidir. İslâm şeriatı, ruhsal yüceliğin, insanın şu dünyada yapacağı işlere bağlı olduğunu ancak kendi eylemleriyle kurtuluşa erebileceğini söylüyor. Hepinizin güzel ruhsal eylemler yapmanızı istiyorum. Bu, sizin için birtakım kâhin düşüncelerine saplanmaktan iyidir." (Tantâvî, el-Cevâhir: 10/23)
M.S. ikinci yüzyılda yaşayan Hıristiyan rahip İbon, "Mesih, Yusuf ve Azrâ'dan doğdu. Fakat ne zaman ve nasıl ömrünü geçirdiğini bilmiyoruz" demiştir. Görülüyor ki Kur'ân'ın söylediği gibi İsa'nın aşılmadığını ifade eden Hıristiyan kitapları ve böyle inanan insanlar da vardır. Zaten hayati pek bilinmeyen İsa hakkında daha esrarengiz bir nitelik ve İsa'nın şahsına kendisini, en büyük işkenceye katlanarak insanlığa feda edecek kadar insan sevgisi vermek için eski dinlerden kalma çarmıha gerilme öyküsü, İsa'ya yakıştırılıp bir inanç haline getirilmiştir. (Devam edecek)
Herkes kendi günahını yüklenir
Hâşâ, Allah'a hiçbir an, cahillik ve acizlik ilişemez. Allah, insanların günahını affetmek için çocuk şekline bürünüp kadının karnına girmez. Bunlar acz belirtileridir
Haberin Devamı

