Soru: Dokuz yaşındaki torunuma dinimizi öğretmeye çalışıyorum. "Allah'ın varlığını, her şeyi O'nun yarattığını nereden biliyorsun?" diye sorular soruyor. Bu yaştaki çocuğun anlayacağı şekilde bu konuya yer vermeniz, onu inandırmanızı rica ediyorum. (Gülten Aşar)
Cevap: "Gecenin ve gündüzün değişmesinde, Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, korunanlar için ayetler (Allah'ın varlığına deliller) vardır" (Yunus: 6). Bakan, ibret alan her akıl sahibi, bu kadar intizam içerisinde işleyen evrenin, bir yaratıcısı olduğunu anlar. Sebepler zinciriyle birbirine eklenmiş bulunan evren olayları, bir ilk sebepte durmak zorundadır. İşte bu ilk sebep Allah'tır. Görüyoruz ki, şu dünyamız kim bilir kaç milyon senedir intizamını muhafaza ediyor. Mevsimler zamanında gelip gidiyor. Gece-gündüz yerini ve süresini şaşırmıyor. Tesadüfte böylesine bir düzen olabilir mi?
Asırlardır hep insanın yavrusu insan, tavuğun civcivi de tavuk oluyor. Buğday başağı yine buğday veriyor, üzüm teveğinden her zaman üzüm alınıyor. İnsan hücresi bünyesinde, 3 trilyon molekülün özel biçimde sarmal dizilişiyle oluşan DNA, hücrenin yapı taşıdır. Şimdi 3 trilyon molekülün dizilişiyle meydana gelen bu gözle görülmez hücrenin, çok küçük bir parçası olan DNA komutanının yapılışı, bir tesadüfün eseri olabilir mi? Hücrelerin zamanında çoğalmasını ve çoğalmanın da zamanında durmasını sağlayan bu akıl almaz güçteki hücre bilgisayarı, kendi kendine oluşabilir mi veya kendi kendisini yaratabilir mi?
Sadece bir tek hücredeki DNA ve hücrenin yapısı, sonsuz bilgi, hikmet ve kudret sahibi bir yaratıcının varlığını göstermez mi? Güneş sistemini düşünelim. Güneş etrafında dönüp dolaşan gezegenler, sayısız güneş sistemleri, yıldızlar, sonsuz kâinat ve harika düzen... Hep o sonsuz kudretin eseridir.
Kur'ân, "De ki, göklerin ve yerin Rabbi kimdir? De ki, Allah'tır" buyuruyor. Şair Niyazi, "İşit Niyazi'nin sözün / Bir nesne örtmez Hak yüzün / Hak'tan ayan bir nesne yok / Gözsüzlere pinhân imiş" dizeleriyle Allah'ın varlığının apaçık ortada olduğunu vurguluyor. Hiçbir şey kendi kendine var olamaz.
Bilginler, asırlarca didinip uğraşmalarına rağmen tek bir canlı hücreyi dahi yaratamamışlardır. O halde bu kadar canlı mahlûkatı bu incelikle yaratan, şu insanı kalbiyle, bağırsaklarıyla, midesiyle, karaciğeriyle, akciğeriyle, sindirim organlarıyla, bütün sinirlerin merkezi olan beyniyle, harika duyu organlarıyla ve bütün bunların üstünde aklıyla yaratan aşkın bir güç vardır. İşte o yaratıcıya biz Allah diyoruz. Her ulus O'na kendi dilinde bir ad vermiştir. İngiliz God, Alman Gott, İranlı Khoda, Türk Tanrı demiş. İsimler ne kadar değişik olursa olsun, kastedilen hep O yaratıcıdır. (Devam edecek)
Her şey o sonsuz kudretin eseridir
Soru: Dokuz yaşındaki torunuma dinimizi öğretmeye çalışıyorum. "Allah'ın varlığını, her şeyi O'nun yarattığını nereden biliyorsun?" diye sorular soruyor. Bu yaştaki çocuğun anlayacağı şekilde bu konuya yer vermeniz, onu inandırmanızı rica ediyorum
Haberin Devamı

