Soru: Taş devri gibi dönemlerde ateşi, tekerleği bulan mağara adamlarıyla dinin bağı nasıldır. Klavuz, peygamber var mıydı? Bu insanların kıyamet günündeki hesabı hakkında nasıl bir yorum dile getirebilirsiniz? (M. Boz)
Cevap: İsra Suresi'nin 15'inci ayetinde Allah, peygamber göndermedikçe hiçbir kavme azap etmeyeceğini vurgulamaktadır. Sözünü ettiğiniz dönemlerde eğer peygamber gelmiş de o insanlar peygamberlerinin sözünü dinlememişlerse sorumlu olurlar. Ama peygamber gönderilmemiş olan uluslar sorumlu olmazlar. Elbette o ilk dönemlerde de toplumlara bir takım uyarıcılar gelmiştir. Çünkü Fatır Suresi'nde her kavme bir uyarıcının gönderildiği belirtilmektedir. Ancak o dönem insanları henüz yeterince gelişmemiş ve modern anlamda medeniyet kuramamış olduğundan onlara gönderilen uyarıcılar da onlara yeterli olacak bazı güzel ahlak kuralları getirmişlerdir.
Hz. Adem'in peygamber olup olmadığı tartışma konusudur. Çünkü Şura Suresi'nde vahiy peygamberliğinin Nuh ile başladığı anlaşılmaktadır. Ancak Allah'ın konuşmasına ve ilhamına ermiş olan Adem de resul olmasa da nebi sayılır. Çünkü Allah'ın halifesi olmuş, O'nunla iletişim kurmuştur. Fakat ona ilham edilen din kuralları, ilkel kavmi yönetecek bir takım sosyal prensiplerden ibaret olmalıdır. O dönem insanları, henüz toplumsal hukuk sistemleri geliştirecek düzeye ulaşmamıştı. Bundan dolayı insanlık geliştikçe toplumlara gönderilen dinin yasal kuralları (şeriat kısmı) evrimleştirilmiştir.
Bayram kurbanı bir ayetle sabit olmayıp sünnettir
Soru: Kevser Suresi'nde geçen "inhar" emri, kurban kesilmesini mi yoksa hayvan kesilmesini mi emretmektedir? Kurban kesmek farz mıdır? (Zafer Tuzak)
Cevap: Ayetteki "inhar" kelimesi, nahr kökünden emir fiilidir. Nahr, gırtlak anlamına geldiği gibi kişinin, namazda mihrabın karşısına dikilmesi yani göğsünü Kıble tarafına döndürüp sağa, sola dönmemesi, elini gırtlak çukuru düzeyine kadar kaldırıp tekbir alması anlamına da gelir. Bundan dolayı "inhar: nahr et" emri kurban kes anlamına gelebileceği gibi elini göğsüne kaldırıp tekbir al anlamına da gelir. Hatta namazla ilgisi bakımından bu anlam daha güçlüdür. Bu bakımdan "inhar: nahr et" emrinin, kurbana delil olması kesin değil, zanni (kuşkulu) olduğundan kurban kesmek farz değildir, vacip olmuştur. Bununla kurban kastedilse bile, bu kurban Hac kurbanıdır. Bayram kurbanı, bir ayetle sabit olmayıp sünnettir.
"Her kavme bir uyarıcı gönderildi"
İsra Suresi'nin 15'inci ayetinde Allah, peygamber göndermedikçe hiçbir kavme azap etmeyeceğini vurgulamaktadır
Haberin Devamı

