SORU: Geçen gün televizyonda iki tür kader olduğundan bahsediliyordu. Biri mutlak diğeri de değiştirilebilir kader. Bu doğru mu? Doğruysa hangileri asla değişmez kaderimizdir, açıklar mısınız? (D. Erdem)
CEVAP: “Allah, dilediğini siler, (dilediğini) bırakır. Ana kitap O’nun yanındadır” (Ra’d: 39). Hz. Peygamber’den alaylı tarzda mucizeler talep eden, “Eğer gerçekten peygamber ise kendisini inkâr ettiğimizden dolayı başımıza azap inmesi gerekir” diyen müşriklere yanıt olmak üzere inmiş olan Ra’d 38-39’uncu ayetlerde önce, “Her ecelin bir kitabı (yazgısı) vardır” dendikten sonra, “Allah dilediğini mahveder, siler, ortadan kaldırır, dilediğini yerinde bırakır, sağlamlaştırır” buyurulmaktadır. Bu ifade, bir önceki ayetin sonundaki “Her sürenin bir yazgısı vardır” cümlesini tamamlamaktadır. Yani yapılacak her şeyin yazılmış, tespit edilmiş bir zamanı vardır. Zamanı gelince Allah azabını indirir, dilediğini silip ortadan kaldırır, dilediğini bırakır. Batılı siler, hakkı kökleştirir. Ama müfessirler (Kur’ân yorumcuları) bu sınırda durmamışlar, ayeti istedikleri gibi çekip uzatmışlar ve düşüncelerini desteklemek için sahabilere ve Hz. Peygamber’e kadar uzanan rivayetler kaydetmişlerdir. Ancak Kur’ân’ın prensiplerine aykırı ve birbiriyle çelişik olan bu rivayetler sağlam değildir.
İbn Ömer’den ve İbn Abbas’tan gelen bu rivayetlerde saadet (mutluluk), şekavet (haydutluk, bahtsızlık) ve ölümün hatta yaratılışın yani şeklin, huyun, ecelin, rızkın değiştirilmeyeceği söylenirken Hz. Ömer’den ve Abdullah ibn Mesud’dan rivayet edilen dualardan da saadet ve şekavetin de değişeceği anlaşılmaktadır. Hz. Ömer Kabe’yi tavaf ederken, “Allahım, eğer beni saadet ehlinden yazmışsan beni oradan sil, saadet ve mağfiret ehli arasına yaz. Çünkü sen dilediğini siler, dilediğini bırakırsın, ana kitap senin yanındadır” dediği, Abdullah ibn Mesud’un da aynı mealde bir dua okuduğu rivayet edilmektedir. Tirmizi’nin rivayetine göre Peygamber, bazı sahabilerinin yanına gelmiş, onların kader üzerinde tartıştıklarını görünce, “Size böyle mi emredildi? Ben size bunun için mi gönderildim. Sizden öncekiler, bu konu üzerinde tartışmaya başlayınca helak oldular. Sakın ha sakın, bu konuda tartışmayın” buyurmuştur. Allah’ın kaderini, O’nun gizli işlerini, neyin değişip neyin değişmeyeceğini Allah’tan başka kimse bilemez. Çünkü bu gaybtır. Gaybı da yalnız Allah bilir.
‘Her ecelin bir yazgısı vardır’
Zamanı gelince Allah azabını indirir, dilediğini silip ortadan kaldırır, dilediğini bırakır. Batılı siler, hakkı kökleştirir
Haberin Devamı

