Soru: Hocam, ben Eskişehir'de öğrenciyim. Bilimle ilgilenmeyi çok seven, özellikle dil konusunda titiz bir insanım. Vakit buldukça okumaya çalışıyorum. Geçen gün, Yaşar Nuri Öztürk'ün anadilde ibadet hakkındaki kitabı elime geçti. Sizin için kitapta ilk önce anadilde ibadeti savunduğunuz daha sonra tam tersini istediğiniz yazıyor. Bu doğru mu?
Cevap: Yaşar Nuri hocanın hakkımdaki iddiası doğru değildir. Bundan on beş yıl önce neyi söylediysem şimdi de onu söylüyorum, önceki söylediklerime ters bir şey söylemiyorum. Bir şeyin veya düşüncenin yanlışlığını anlarsam elbette hatadan dönerim. Hatadan dönmek fazilettir. Ama ben önce Türkçe ibadeti savunuyormuşum, sonra bunun tersini istemeye başlamışım. Böyle bir şey yok. Ben Arapça'yı bilenlerin Arapça orijinalinden Kur'ân okuyup namaz kılacaklarını, bilmeyenlerin ve ileri yaşlan dolayısıyla öğrenemeyecek olanların da kendi dilleriyle Kur'ân meali okuyup namaz kılabileceklerini söylemiştim. Yine de öyle söylüyorum. Esas olan Arapça orijinal diliyle namaz kılmaktır. Ama hiç bilmeyen ve dili dönmeyen insanlar, Türkçe mealinden de okuyup namaz kılabilirler.
Bu, elbette cemaat namazlan için değil, bireysel namazlar içindir. Vaktiyle kitaplarımızdan hayli yararlanmış olduğunu belirten sayın Yaşar Nuri Öztürk, şimdilerde kitaplarında aleyhimize sözler söylüyormuş. Ben şimdiye dek onun herhangi bir kitabını okumadığım için hakkımda neler yazmış olduğunu bilmiyorum. Ama insanların orijinal fikir üretecekleri yerde birbirlerini kınamalarını ilmin vakarına aykırı bulurum, ona da yakıştırmam. Hepimizin amacı yüce dinimize hizmet; sözlerimizin amacı insanların beğenisini değil, Allah'ın beğenisini kazanmak olmalıdır. Çünkü yerin altı da vardır.
Hurafelerden uzak durun
Soru: VATAN gazetesindeki yazılarınızı takip etmeye çalışıyorum. Bu yazılar gerçekten hem eğitici hem de bilgilendirici. Sizden bazı dini konular hakkında bilgi almak istiyorum. 4444 kere okunan Salat-ı Cevriyye duasının anlamını ve önemini açıklar mısınız? Ayrıca kaza namazı kılmaya başlarken nasıl niyet etmeliyim? (Yasemin Erbaş)
Cevap: Sevgili Yasemin hanım, ben ne Salat-ı Cevriyye diye bir şey biliyorum, ne de herhangi bir duanın 4444 kere okunacağı hakkında bir ayet veya hadis biliyorum. Böyle bir ayet ve hadis olmayınca bu Salat-ı Cevriyye de, bu 4444 rakamı da koskoca bir yalandır. Böyle hurafelerden uzak durmak gerekir. Kaza namazı kılmaya başlarken sadece içinizden hangi namazı kıldığınızı geçireceksiniz. Dışarıdan birisi size, "Ne yapıyorsun?" diye sorarsa ona cevap verirken, "Öğle namazını veya ikindi namazını kaza ediyorum" seklinde bir bilince sahip olmalısınız, işte niyet budur. Bunun başka formu sünnet değildir.
Hepimizin görevi İslam'a hizmettir!
Hepimizin amacı yüce dinimize hizmet; sözlerimizin amacı insanların beğenisini değil, Allah'ın beğenisini kazanmak olmalıdır. Çünkü yerin altı da vardır
Haberin Devamı

