Hazret, saygı ifadesidir

M. Sertoğlu adlı bir okuyucum, Hz. simgesiyle gösterilen "Hazret" sıfatının, sadece peygamberler için mi, yoksa erenler için mi kullanıldığını soruyor

Haberin Devamı

M. Sertoğlu adlı bir okuyucum, Hz. simgesiyle gösterilen "Hazret" sıfatının, sadece peygamberler için mi, yoksa erenler için mi kullanıldığını soruyor. Benim, Hz. Peygamber'den ayrı olarak sahabiler ve bazı büyükler hakkında kullandığım bu sıfatın asıl anlamını merak ediyor.

Hazret kelimesi, "hazr, huzur" kökünden gelir. Şahıslar için kullanılan bu kelime, bir saygı ifadesidir. Sözü edilen veya anılan kişi, konuşulan yerde olmasa da manen ona, huzurdaymış gibi saygı duyulduğu anlatılmış olur. Bu sıfat başta peygamberler olmak üzere derin saygı duyulan herkes için kullanılabilir.

Eskiden paşalar için de kullanılır, "Paşa Hazretleri" denilirdi. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde gazetelerde, "Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri" ifadeleri sıkça kullanılmıştır. Saygı duyulan din büyükleri, bilginler için de "Efendi Hazretleri" denilirdi.

Sebebleri nelerdir?
Şunu iyi bilmeli ki bu, Peygamberimiz döneminde kullanılan bir sıfat değildir. Hatta şimdi bile Araplar, "Hazret" kelimesini kullanmazlar. Bunu daha çok Türkler kullanmaktadırlar. Bu kelime, saygın gayrimüslimler için de kullanılırdı. "Papa Hazretleri" gibi...

Bu okuyucum, biraz sınırları zorlar nitelikteki üslubuyla bana şu sorulan da yöneltmiş:

a- 17 Mart 2003 tarihli yazınızda, "Sanıyoruz ki meşru seçimle iş başına gelmiş Halife Ali'ye başkaldırma hadisesi olan Cemel Olayı'na karşı olanlar..." şeklindeki cümlenizde Hz. Ali'nin niye meşru bir seçimle seçildiğini ve ondan önceki halifelerin meşruluğu hakkındaki yorumlarınızı öğrenmek istiyorum.

b- Hz. Ayşe'nin, sizin tabirinizle başkaldırması sizce hangi sebeplerden kaynaklanmıştır ve haklı mıdır? Hz. Hasan'ın naaşının, dedesinin yanına gömülmesini Hz. Ayşe'nin engellediği ve bu esnada atılan okların Hz. Hasan'ın naaşının üzerine saplandığı doğru mu?

c- Medine'de Peygamber Mescidi'nin inşasından sonra mescide açılan kapıların daha sonra Peygamberimizin emriyle kapatıldığı doğru mu? Doğru ise olayın sebebi nedir?

Ayrılıklar başladı
Şimdi bu soruları yanıtlayalım, a- Bu, yazımın içeriği iyi düşünülmeden sorulmuş bir sorudur. Yazıyı dikkatle okuyan, ne demek istediğimi anlar. Hz. Ali'den önceki halifeler de elbette meşru olarak seçilmişlerdi ve onların seçiminden sonra herkes sonucu memnuniyetle kabul etmişti. Ama Hz. Ali'nin seçiminden sonra İslâm âleminde ayrılıklar, kavgalar başladı.

Bir yanda yasal olarak halife seçilmiş olan Hz. Ali, öte yanda ise önce onun seçimine oy veren, sonra ona başkaldıran Talha, Zübeyr ve adamları vardı.

■ Bu konuya yarın da devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR