Kur’ân’ın genel esasları değişmez
Dünden devam
Tefsirlerde ve fıkıh kitaplarında Allah’ın Elçisi’nin kastetmediği, hatta hatırına bile getirmediği yorumlar ve hükümler vardır. Oysa Allah’ın Elçisi, “Benim sizi serbest bıraktığım şeylerde siz de beni serbest bırakın” fermanıyla ümmetine, ayrıntılarla uğraşmamalarını öğütlemiştir. Selman-i Farisi’nin anlattığına göre Allah’ın Elçisi’nden birtakım şeyler sormuşlar, buyurmuş ki: “Helal Allah’ın kitabında helal kıldığı şeyler, haram da kitabında haram kıldığı şeylerdir. Allah’ın, kitabında bildirmediği şeyler, muaf tuttuklarındandır. Kendinizi zorlamayın” (Enfâl: 17). “Müslümanların içinde suçu en büyük olan, bir helalin haram kılınmasına sebep olandır” (Fetih: 10).
Böylece Allah Elçisi’nin telkini de Kur’ân’ın telkiniyle birleşmektedir. Allah’ın, kitabında haram kılmadığı şeyleri, birtakım akıl yürütmelerle haram kılmak, dini güçleştirmekten başka bir sonuç vermez. Din kolaylıktır. “Allah size kolaylık ister, güçlük istemez” (Nahl: 125) buyurulduğu gibi Bakara Suresi’nin son ayetinde de, “Ya Rabbim, bizden öncekilere yüklediğin ağır yükleri bize yükleme” diye dua edilip Allah’tan, dinde kolaylık istenmesi öğütlenmektedir. Dinin son şekli İslâm, insanları daha iyi şartlar içinde, güzel ahlakla bezeyip mutlu kılmak için gönderilmiştir, onları dünya nimetlerinden yoksun bırakmak için değil. Kur’ân’ın genel prensipleri her devre uyar. Ayrıntı ise çağın gereklerine göre saptanır. Ayrıntıya ait hükümler, zaman ve şartların değişmesiyle değişebilir. Çünkü zaten Allah’ın kesin hükmü olmayan bu hususlar, insanların ictihadı sonucu ortaya çıkmıştır. Ama Allah’ın buyrukları olan Kur’ân’ın genel esasları değişmez.
Maide Suresi’nin 3’üncü ayetinde dinin tamamlandığı bildirilmektedir. “Allah, Nuh’a, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiği hükümleri, Hz. Muhammed’e de din yasası olarak vahyetmiş” sonra ona, “Seni buyruğumuzdan bir düzene koyduk, ona uy” buyurmuştur. Kur’ân vahyinden sonra hiç kimsenin, bir din koymaya veya dinin vahyedilmiş sarih hükümlerini değiştirmeye hakkı yoktur. “Yoksa onların, kendilerine Allah’ın izin vermediği din yasaları koyan tanrıları mı var?” buyurulmuştur.
Haramı ve helali kılma yetkisi - 5
Haberin Devamı

