SORU: Geçen yıl kayınpederimle Antalya Elmalı Tekke Köyü’ndeki Abdal Musa Türbesi’ni ziyaret ettik. Türbenin içine girenler oradaki kabre secde ettikten sonra geri geri çıktılar. Ben ise normal şekilde davrandım. Duamı edip ayrıldım. Kayınpederim bunu kusur kabul etti. Biliyorum ki Allah’tan başkasına rükû ve secde edilmez. Sizin de eserlerinizde belirttiğiniz gibi peygamberimiz, putlara secde eden müşriklerle mücadele etti. Müşriklerin yaptığıyla bu yapılan arasında bir fark var mı? Şeyhlere yapılan rabıta veya secde makbul mü? (Necmettin Yazıcı)
CEVAP: Kim olursa olsun türbeye, kabre secde etmesi şirkin ta kendisidir, haramdır. Güzelim tasavvufu ne hale getirdiler. Peygamberin mücadele ettiği Arap müşriklerinin yaptığı da bundan başka bir şey değildi. Bu tür rabıta şirktir, bundan uzak durmak gerekir. Türbede yatan zatın kabrine değil, sadece ruhaniyetine saygı gösterilir. Saygı da onu rahmetle anmaktan ve ona dua etmekten ibarettir. Yoksa ondan medet ummak batıldır, şirktir. “İslâm Tasavvufu” adlı eserimde rabıta hakkında yazdıklarım özetle şöyle:
İlk mutasavvıflar mürşidin lüzumuna kesin kani olmakla beraber, tasavvufun kuruluşundan Abdulkahir Söhreverdi’nin yaşadığı altıncı hicri asra kadar, şeyhi göz önünde hayal etmek gibi bir rabıta uygulamamışlardır. 505 (1111) tarihinde vefat eden İmam-ı Gazali’nin şeyh-mürid ilişkisini gözden geçirdiğimiz gibi 563 (1168) tarihinde vefat eden Abdulkahir Söhreverdi’nin Avarifu’l-me’arifinde, bu konudaki düşüncelerini okuduk. Tasavvuf ilimlerinin camii Ebu Abdi’r-Rahman es-Sülemi’nin ve onun hem arkadaşı hem de talebesi olan Hafız Ebu Nuaym’ın ve yine onun talebelerinden Kuşeyri’nin eserlerini de taradık.
Bunların hiçbirinde bugün uygulandığı biçimde bir rabıta anlayışı görmedik. Onlar şeyhi sevmeyi, ona teslimiyeti ve onun emirlerine uymayı gerekli görüyorlar ama “şeyhin sureti göz önünde hayal edilecektir” diye bir şey söylemiyorlar. İslâm, kul ile Allah arasında her türlü vasıtayı kaldıran tevhit dinidir. Bu yolda suretler düşer, tek hakikat kalır ki o da bütün görünen vücudların, suretlerin kaynağı olan Allah’tır.
* Okurumun sorusunun cevabını yarınki yazımda tamamlayacağım.
Güzelim tasavvufu ne hale getirdiler
Haberin Devamı

