"Güzel rızıkları kim haram etti"

Eşyada asıl olan ibâhedir. Yani her şey aslında helâldir. Ancak Allah'ın yasakladığı şeyler haramdır

Haberin Devamı

Eşyada asıl olan ibâhedir. Yani her şey aslında helâldir. Ancak Allah'ın yasakladığı şeyler haramdır. Bunlar da insan sağlığına, fert ve toplum ahlâkına zararlı veya manen pis olduğu için haram kılınmıştır. Allah'ın helâl veya haram olduğu hakkında bir şey söylemediği şeyleri, insanların kendi kendilerine yasaklayarak câhiliye devrindeki gibi boyunlarına hurafe zincirleri vurmaları doğru değildir. Yüce Allah, "De ki: Allah'ın, kulları için çıkardığı süsü ve güzel rızıkları kim haram etti?' De ki: 'O, dünya hayatında inananlarındır, kıyamet gününde de yalnız onlarındır'. İşte biz, bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz" buyurmuştur. Peygamber (s.a.v.) de, "İslâm'da ruhbanlığın olmadığını" söylemiştir.

Kur'ân, dinde aşırılıktan şiddetle kaçındırmaktadır: "Kalbini bizi anmaktan alıkoyduğumuz, keyfine uyan ve işi hep aşırılık olan kişiye uyma" (Kehf: 28) ayeti de aşırılıktan kaçınmayı, aşınlara uymamayı vurgulamaktadır. Necm: 23/39-41'inci ayetlerde insan, ancak kendi çabasının ve çalışmasının sonucunu alacağı, çaba ve gayretinin ürününü mutlaka elde edeceği; En'âm: 55/132 ve Ahkaf: 66/19'uncu ayetlerde de insana çalışmasının karşılığının verileceği, kendisine hiç haksızlık edilmeyeceği, yani çabasının hak ettiği ücretin tastamam verileceği; Nâzi'ât: 81/35'inci ayette de ahirette insanın neyin peşinde koştuğunu, ne için çalışmış olduğunu anımsayacağı vurgulanmakta, Nisa: 98/32'nci ayette de kadın erkek, herkesin kazandığının kendisine ait olduğu, çalışmasından pay alacağı belirtilmekte ve çalışarak Allah'ın lütfundan pay istemeleri emredilmektedir.

Allah yoluna harcar
Dünya ağırlıklı yaşam, insanı hırsa, cimriliğe, haksızlığa götürür; bu huylar da insanın ruhsal değerlerini kemirip tüketir. Onun için Ahkaf: 66/20'nci ayette, dünya hırsıyla ruhsal değerlerini yitirerek ahirete gelmiş olanlar azarlanarak, "Dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi zayi ettiniz, (orada) bunlarla sefa sürüp bunları tükettiniz" buyurulmaktadır. İnsan çalışmalı, helâl kazancından yemeli, çocuklarına da yedirmeli, fakat dünya malını gaye edinmemelidir. Allah'ın nimetleri, Allah'ı tanıyan ve O'na kulluk edenlere daha uygundur.

İnsan çalışıp kazanır fakat onu yer, başkalarına da yedirir, Allah yoluna harcar. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Adem oğlu, 'Malım, malım' der. Oysa (ey Adem oğlu,) yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin, sadaka verip gönderdiğinden başka senin malın yoktur", "Ölüyü üç şey izler, ikisi geri döner, biri kendisiyle beraber kalır. Ehli, malı ve ameli kendisini izler. Ehli ile malı geri döner, ameli kendisiyle beraber kalır." Çalışmak, Allah'ın ezeli kanunudur. Her zerrenin varlığı çalışmasına bağlı kılınmıştır. (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR